Ya kapsamlı hükümet kurarsınız ya yardımı keseriz

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Güney ve Orta Asya Bürosu yetkilisi Alice Wells, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, “İşler, Afganistan’daki bağışçı ülkeler açısından her zamanki gibi ilerleyemez. Uluslararası yardımlar, kapsamlı bir hükümetle ortaklık gerektiriyor. Hepimiz Afgan liderleri, bir yönetim anlaşması hususunda uzlaşıdan sorumlu tutmalıyız” ifadelerini kullandı.

Aynı şekilde Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani ve seçimlerdeki eski rakibi Abdullah Abdullah’ın tartışmalı seçim sonuçlarının ardından bir hükümet kurmada başarısız olmaları sonrasında Washington, geçen ay Afganistan’a yardımları 1 milyar dolar azaltma kararı aldıklarını ilan etmişti.

Öte yandan 3 ABD’li kaynak, ABD’nin Afganistan’a yardımlarında yapılacak olan 1 milyar dolarlık kesintinin, Afgan güvenlik güçlerine tahsis edilen fonlardan yapılacağını duyurdu. Uzmanlar ise, durumun Kabil’in Taliban hareketi ile savaş yeteneğini ve herhangi bir barış anlaşmasına dair pozisyonunu azaltacağını söyledi. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, 23 Mart’ta bu kesinti hakkında açıklama yaparken, Afganistan Devlet Başkanı Eşref Gani ve siyasi rakibi Abdullah Abdullah’ın ülkede Washington önderliğindeki barış çabalarını engelleyen anlaşmazlıkları sonlandırması amacıyla gelecek yıl da benzer bir kesintinin yapılabileceği tehdidinde bulundu.

Taliban ile yaklaşık 20 yıldır devam eden savaş sonrasında ABD, bu savaştan kendisini kurtarmanın ve ülke topraklarının yüzde 40’ından fazlasını kontrol eden silahlı hareket ile Washington destekli hükümet arasında barış sağlamanın bir yolunu bulmaya çalışıyor. Pompeo ve ABD’li diğer yetkililer, bu kesintinin nasıl uygulanabileceğine dair ayrıntılar vermekten kaçındı. Dışişleri Bakanlığı da söz konusu plan hakkında konuşmayı reddetti. ABD Kongresi’nde isminin verilmemesini isteyen iki kaynağın, Reuters’a yaptıkları açıklamaya göre Dışişleri Bakanlığı’ndan yetkililer, Kongre’ye ‘kesinti yapılacak 1 milyar doların Pentagon’un yıllık bütçesinin yaklaşık dörtte üçünü oluşturan ve Afgan güvenlik güçlerine tahsis edilen 4,2 milyar dolardan olacağı’ bilgisi verdi.

Güvenlik güçlerinin fonlarının kesilme fikrinin, ABD’nin ulusal güvenlik çıkarlarıyla tutarsız olduğunu belirten kaynaklar, bu fonların ‘Washington tarafından desteklenen hükümetin Taliban ile savaş yeteneklerini ve barış görüşmelerine dair müzakere pozisyonunu’ koruması gerektiğini vurguladı. Finansmanın çoğu, Afganistan’daki güvenlik güçlerini ve ulusal polis güçlerini destekleme yolunda maaşlar, gıda, yakıt, ekipman ve altyapı için harcamalarda kullanılıyor. 11 Mart’ta yayınlanan Kongre Araştırma Merkezi raporuna göre 2002- 2009 mali yılları arasında Kongre, Afganistan’a güvenlik yardımları için 86,4 milyar dolardan fazla bir bütçe ayırdı. Eski bir ABD askeri yetkilisi ise, bu düzeyde miktarın kesinti yapılabileceği tek fonun yalnızca bu olduğunu söyledi.

Sivil yardımlar

Sivil amaçlar için sağlanan ABD yardımları oldukça az. Öyle ki Dışişleri Bakanlığı, bu yıl uyuşturucu kontrolü ve kolluk kuvvetlerine desteğin yanı sıra genel olarak Afgan ekonomisini desteklemek için 532,8 milyon dolar talep etti. Pompeo, Gani ve Abdullah’ı Eylül 2019’da gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı seçimleri hususundaki anlaşmazlıkları sona erdirmek için ikna etmeye başaramaması sonrasında söz konusu kesintiyi ilan etti. Her iki Afgan lider de seçimlerde zafer kazandıklarını duyururken, ayrı ayrı tören düzenledi. Mike Pompeo, söz konusu iki liderin ‘hükümetin kurulmasını engelleyen anlaşmazlıkları’ çözmesi ve Taliban ile barış anlaşmasına yönelmesi halinde kesintiden geri adım atılabileceğine de dikkati çekti. Bu çerçevede söz konusu tehdidin bazı sonuçlar doğurduğu görülüyor. Öyle ki 26 Mart’ta Gani, Abdullah’ın müttefiklerini de içeren bir müzakere ekibi kurulduğunu açıkladı.

Hükümet ve Taliban yetkilileri de her iki tarafın elinde tuttuğu esirleri serbest bırakma hususunda uzlaşı sağladı. Bu adımın, ABD güçlerinin Afganistan’dan kademeli olarak geri çekilmesi için 29 Şubat’ta ABD ile imzalanan anlaşmada belirtilmiş bir ön koşul olduğu biliniyor.

Öte yandan Afganistan’da yayınlanan Hama Press haber ajansının aktardığına göre Afgan güçler, Taliban hareketinin Afganistan’ın doğusundaki Lagman vilayetinde savunma ve ulusal güvenlik kuvvetleri konvoyuna başlattığı saldırıya yanıt vererek, 4 Taliban unsurunu öldürdü ve 5 unsuru da yaraladı. Afgan ordusuna bağlı 201 Selab Kolordusu, yayınladığı bir bildiride, Taliban’ın geçen cumartesi günü Yisheng bölgesinde savunma ve ulusal güvenlik kuvvetleri konvoyuna saldırı düzenlediğini belirtti. Bildiride Afgan güçlerin, konvoya Hava Kuvvetleri’nin desteğiyle saldırıya cevap verdiği ifade edildi. Kolordu, güvenlik güçlerinin çatışma sırasında 4 silahlı unsuru öldürdüğünü ve 5 unsuru da yaraladığını açıkladı.

Taliban, ABD’yi anlaşmayı ihlal etmekle suçluyor

Diğer taraftan Taliban, 5 Nisan’da ABD ve müttefiklerini Katar’ın başkenti Doha’da geçen aylarda imzalanan anlaşmayı ihlal etmekle suçladı.

Afganistan’daki ABD ordusu, harekete mensup yaklaşık 58 bin esirin serbest bırakmaması, üslerin hedef alınması ve ABD ile Afgan kuvvetler tarafından hava ve kara saldırılarının devam etmesi de dahil, çok sayıda ihlalin işlendiğini savunan hareketin suçlamalarını yalanladı. Taliban, bu tür eylemlerin anlaşmaya zarar vereceği ve şiddeti artıracağı konusunda uyarı da yaptı. Doha anlaşmasının imzalanması sonrasında saldırı düzeyinin azalması beklenirken Taliban hareketi, son günlerde neredeyse her gün Afgan güçlere saldırı düzenliyor. Anlaşmanın imzalanmasından bu yana bazı büyük şehirlere saldırıların düzenlenmesine rağmen Taliban, henüz herhangi bir saldırının sorumluluğunu üstlenmedi.

Hareket, iki taraf ateşkesi kabul edene kadar üslere saldırı düzenleme hakkının bulunduğunu savunarak, anlaşmaya bağlı olduğunu da iddia ediyor. Taliban ayrıca, yalnıza kırsal alanlara saldırı düzenlediğini belirtirken, Afgan hükümeti ise bu iddiayı yalanladı. ABD ordusu da anlaşmanın şartlarına uyduklarını ve Taliban’ın iddialarının ‘asılsız’ olduğunu vurguladı.

Afganistan’daki ABD güçlerinin sözcüsü Albay Sonny Leggett, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, “Afganistan’daki Amerikan kuvvetleri açıktır. Anlaşmaya göre saldırıya uğramaları halinde Afgan savunma ve güvenlik kuvvetlerini savunacağız” dedi. Söz konusu anlaşma, uluslararası güçlerin Afganistan’dan kademeli olarak geri çekilmesinin yolunu açıyor.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu