Türkiye, Afganlara Yıllık En az 3 Milyon Dolar Ceza Kesiyor!

Bu yazıdan maksad Allah korusun herhangi bir art niyet değil, sadece herkesin bildiği fakat önemsemediği bir gerçeği hatırlatmak ve varsa bir çözüm yolu ki, muhakkak vardır, onu bulmaktır. Biliyoruz bir çok iyi niyetli insanımız bu yazıdan rahatsız olur, ama herşeye rağmen gerçekler söylenmeli diye düşünüyorum.

Afganistan Dışişleri Bakanlığı veya Devlet Başkanlığı uluslararası ilişkiler daire başkanlığına olay intikal edilirse, bugüne kadar Afganistan’a karşılıksız yardım eden bir memleket olarak bilinen TC Devletinin bu memleketteki prestiji zedelenebilir.
Bu arada bu yazı herhangi ilmî bir analiz veya araştırma yazısı değil, kendi başımdan geçen bir hadise çerçevesinde kaba taslak bir hesaplamadır. Bunun analizini siz yapın.

Bugüne kadar karşılaştığım herkesin, özel ve tüzel kişilerin TC Devletinin Kabil’deki Büyük elçiliğinin; özellikle konsolosluk şubesinin yani vize konusundaki çalışma şeklinden şikayetçi olduğunu biliyoruz. Fakat belki de duygusal sebeplerden bu şikayetlerin hiç birine dikkat etmemişim. Ta ki bugüne kadar. Hani diyorlar ya: “Başına gelmeden anlayamazsın” evet, gerçekten de anlayamıyor muşuz.

Gerçi 1993’ten beri, yani tam 26 yıldır Türkiye ile yakından ilgiliyiz, lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimini orada tamamladık. Hatırı sayılır Türk kurumlarında çalıştık, Hala ailemiz orada yaşıyor. Buna rağmen vize almak gibi bir derdimiz olmadı, ya ikametimiz vardı veya; özellikle son yıllarda diplomatik pasaport ile gidip geliyorduk. Bu yüzden bizzat vize sıkıntısı yaşamadık. Gidip dönmek isteyen aile fertlerimiz için de sağolsun elçilik bir sıkıntı çıkarmamıştı. Gerçi son sekiz yıldan beri herhangi bir aile ferdimiz için de vize talebinde bulunmadık, bu yüzden ne olup bittiğinden haberimiz de olmuyordu. Dolayısı ile herkes şikayet ettiğinde hiç ama hiç ciddiye almıyorduk. Ta ki bugüne kadar…
Dostların bir çoğu biliyor, bizim oğlan Ankara’da Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türk Dili ve Edebiyatında master yapmakta.

Kendisi burada (Afganistan) evli ve bir de dokuz aylık kız bebeği var. Yaz tatilinde Afganistan’a gelmiş ve eşi ile kızını kısa bir süreliğine Ankara’ya götürmek istemişti. Bildiğim kadarı ile bu da onun doğal hakkı ve dünyanın neresinde olursa, bu durumda olanların eşi ve cocuk/larını götürmeye hakkı vardır.

Neyse uzun lafın kısası, tüm evlilik evrakları ile bebeğine lazım olan resmî belgeleri tamamlayıp, TC Devleti, Kabil Büyükelçiliğinin anlaşmalı yeminli tercümana tercüme ettirdi ve eksiksiz olarak gereken yollardan (komisyoncu şirket aracılığı ile) vize başvurusunda bulundu.
Hatta her ihtimale karşı, kendisinin orada öğrenci olduğunu göstermek için, e – devlet sisteminden çıkardığı yeni tarihli öğrenci belgesi, öğrenci kimlik kartı fotokopisi, ikamet tezkeresi v.s. ile beraber eşinin de daha önce Türkiye’ye gidip döndüğünü göstermek için (ki zaten pasaportta eski vizesi, giriş – çıkış tarihleri de mevcuttur) tarihi geçmiş ikametini de vize başvuru belgeleri ile beraber eklemişti.

Aradan onbeş veya yirmi gün geçti. Bizim oğlan dersleri başlamak üzere olduğu için, pasaportların akıbetini elçilikten takip etme sorumluluğunu bana bırakarak Ankara’ya döndü.
Tam hatırlamıyorum; belki aradan bir buçuk ay veya daha fazla bir süre geçti, bir gün bizim gelin rica etti ve kendilerinin şu vize meselesinin akıbetini bir sormamı istedi.

Elçilikte kimseyi tanımıyordum, tanıdıklarımın görevi bitmiş ve gitmişlerdi. Afganistan Dışişleri Bakanlığından, TC Devleti Kabil Büyükelçiliği konsolosluk şubesini e -mail adresini bularak, kısaca kendimi tanıtan bir mesaj yazdım ve pasaportların kopyasını gönderdim. Sağolsunlar hemen cevap gönderdiler ve şöyle yazmışlardı:

“Sayın Burget, e – postanız konsolosluk şubemiz tarafından not edilmiş olup, vize değerlendirme sürecinde dikkate alınacaktır.
Saygılarımızla.
TC Kabil Büyükelçiliği
Konsolosluk Şubesi ”

Evet bu mesajı görünce bizim geline: “Tamam vizen çıkacak, yakında ben gideceğim beraber gideriz” dedim. Ve yine uzunca bir süre cevap yok.
Nihayet bugün: yani ikibuçuk ay sonra, aramışlar, gelip pasaportları alın demişler. Pasaportları almaya gittiklerinde: “üzgünüz vizeniz çıkmadı” demişler. Neden, diye sorduklarında “biz cevap veremeyiz” eee neden veremiyorsunuz, bizim tüm belgeleri siz teslim aldınız, siz en azından sebebini söylemelisiniz, dediklerinde muhatap bile almadan başka işlerle meşgul olmuşlar.

Evrakları kontrol ettiklerlerinde paranın da iade edilmediğini farketmiş ve itiraz ettiklerinde, gidin elçiliğe sorun, demişler…

Evet her bir pasaport için, “yolculuk sigortası, otel rezervasyonu, şirket hizmet bedeli ve vize masrafı” adı ile toplam 120 dolar alıyorlar. Tabi hali ile bizimkilerden de vize vermemelerine rağmen üç pasaporttan toplam 360 dolar almışlar. Burada bizim 360 dolara değilim, yıllarca TC Devletinin ekmeğini yedik, helal olsun; zaten ailemizin büyük bir kısmı orada, biz burada çalışıyoruz onlara gönderiyoruz, aylık kaç tane 360 dolar gönderiyoruz onu biz biliriz. Asıl sorun neden böyle bir şey yapıldığı…

Her kes biz hizmetin bedeline bir şey alır. Yolculuk sigortası diye kesiyorlar, vize vermediği halde hangi yolculuk?!
Şirketin hizmet bedeliymiş, hangi hizmet?!

otel rezervasyonuymuş, gidilmediği halde ne oteli?!

Vize masraflarıymış, hangi vize?! Zaten verilmiyor ya!

Söylendiğine göre günlük en az 200 kişi vize müracaatında bulunuyor ve yüzde doksan beşten fazla reddiliyormuş. Hiç kimsenin parası iade edilmiyor.

Hani diyorlar ya; “zenginin parası fakirin çenesini yorar” biz de kaba bir hesaplama yaptık. Günlük 200 değil, ortalama 100 kişi varsayalım. 100 × 120 = 12,000

Haftada iki gün tatil. Ayda ortalama 22 gün iş günü, 12,000 × 22 = 264,000 dolar ayda ediyor.
Yılda toplam 3,168,000 dolar ediyor.

Makbuzsuz bu sıcak para nereye gidiyor? Gerçekten Türk Cumhuriyeti Devletine mi, yoksa birilerinin cebine mi?
Hizmet verilmediği halde bu para Afganlardan ne diye alınıyor? Bunun tek açıklaması var: herhalde neden vize başvurusunda bulundun diye ceza kesiyordur!

Bence şirketin kapatılması ve “Türkiye Vizesi verilmeyecek” şeklinde bir duyurunun yapılması daha mantıklı gibi geliyor…

Fazil Ahamad Burget
Fazil Ahamad Burget

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

7 Yorum

  1. Sanjar Kargar: Maalesef TC vizesi konusunda hep aynı sıkıntılar yaşanıyor. Türkiye’yi de anlıyoruz. Milyonlarca mülteciyi barındırmak zorunda kaldığını da biliyoruz. Buna rağmen dünyadaki hiç bir ülke mültecilere Türkiye kadar şefkatlı yaklaşmadığını da biliyoruz. Fakat vize konusunda; genellikle vize verilmesi gereken ve vize verilmemesi gerekenleri ayırt edilmemesinden dolayı üzülüyoruz .

  2. Naser Seraji Hocam Afganlar bu cezayı hak ediyorlar, çünkün normal halk, devletin yüksek kadrolarında çalışan insanlar böyle bir cezanın Afganlara kesilmesini bile bile susup duruyorlar. Bu şirket yeni açılan bir şey değil 5 sene öncesinden açılıp TC. Büyükelçiliği ile ortaklaşa zikr edilen cezayı kesmeye başlamışlar. Bu neden bizim halk o cezayı almaya hak kazanmışlar.

  3. Kuddus Suleyman Fazıl hocam saygılar çok üzüldüm geçmiş olsun eğer hatırlarsanız 2017 Aralık ayında Ankara istanbul da Türkiye mezunları YTB Başkanlığı tarafından toplantı yapıldı o toplantıda özellikle Türkiye mezunları ülkelerine resmi göreve ve şirketleri olanlara bahs edildi önemli konulardan biri türkiye mezunları vize konusuydi toplantının ikinci gününde sn.Ibrahim Kalın sn.Cumhur Başkanımız in sözcüsü katılmıştı bir karar alındı türkiye mezunları Derneği kurun destekliyoruz bu vize veya başka konuları TC Büyük Elciliklwrine Başkosluk larına ihtiyaç kalmadan hal edilsin diye karara bağlandı yani YTB tarafından. ..müracaat ta bulundunuz’ mu istanbul toplantısı da aynen devam etti sn.Başkan Bin Ali Yıldırım da katılmıştı .kusurabakmayin bir az uzun oldu ama da da

  4. Atik Yalghuz Hocam aynı sorunu herkes yaşıyor bu büyük bir devlet adına hiç yakışmaz bizzat kendim cimere yazdım kaç Prof hocamızla da konuyu paylaştım çok utanç verici bir konu sorumlu ve yetkili kişilerden bu sorunun üst kurumlarla paylaşmalarını arz ederim

  5. Ahmet Esensoy Hocam anlattığınız konu maalesef çok yakınen şahit olduğumuz ve çok üzüldüğümüz bir durum.
    Türkiye Cumhuriyeti muhakkak ki büyük bir kısmı dar gelirli olan binlece Afgan vatandaşının helal kazancına ortak olmayı düşünmez.
    Vize zorluğu maddiyattan ziyade şu an Türk dış politikasının yanlış yönlendirilmiş olmasından kaynaklanmakta. Yalnız dış politika değil, içeride de göç idaresinin Afgan vatandaşlarına karşı acımasız ve müsamahasız bir tutumu söz konusu.
    Son bir yıldır üretilen komplo teorileri paranoya düzeyine ulaştı ve bunun neticesinde
    milyonlarca Suriyeliyi barındıran ülkemiz söz konusu Afganlar olunca maalesef oturum izinlerinin dağıtımında çok olumsuz kararlar vermekte.
    Sizinle, Sancar Beyle ve Türkiye’de üniversiteyi bitirmiş onlarca aydın kardeşimizle şahsen tanışıyoruz.
    Maalesef sayıca çokluğumuz icraata yansımıyor. Çok güçlü bir lobi oluşturup vize sorununu çözebilirsiniz.
    Bizler da Türkiye’de bu konuda kamuoyu oluşturmada size yardımcı olabiliriz.
    Bence sizin kuracağınız bir komisyonun referansı vize için karar aşamasında önemli bir faktör olmalı.
    Afgan kardeşlerimizin canlarını tehlikeye atarak İran üzerinden insan kaçakçılarını zengin ederek, dağlardan Türkiye’ye gelmeye çalışmalarını önlemek sizlerin ve bizlerin ortak hedefi olmalı.
    Bir şekilde Türkiye’ye gelmiş olanların da ikamet ve çalışma izinlerinin bir an önce verilmesi ve böylece binlerce kardeşimizin Türkiye’de düzensiz göçmen olarak yaşamalarının ve sigortasız işlerde çok düşük maaş ile çalışmalarının önüne geçilebilmesi için çok acil alınması gereken tedbirlerin başında gelmektedir.
    Sırf evlatlarına daha iyi bir gelecek sunabilmek için çıktıkları ölüm yolculuğunda hayatlarını kaybeden yüzlerce kardeşimize Allah’tan rahmet diliyorum

  6. آرین ارسلان herşeyden önce değerli fazilhocam a saygılarımı sunarım. çok iyi bir konuya temas etmişsiniz.Bir ara bende 3 kere vize ye başvurdum red cevabı aldım, Tųrkiye’deki on yIl yasal kaldıgım pasaport, diploma ve diğer belgelerimi vermeme rağmen ret cevabI verildi.Son zamanlarda birşey dikketimi çekmiştir, parası olan insanlar, Türkiye’nin düşmeni de ise ailece vize alıyorlar, vatandaşlık veriliyor ve parası olmayan, Türkiye’nin dostu ve sevdalısı da ise, vize verilmiyor.Yani maddiyata değer veriliyor, ama manaviyata verilmiyor.bilmiyorum bu Türkiye’nin resmi politikası mıdır? eğer durum bundan ibaret ise kısa dönem de kar sağlansada uzun dönemde Tütkiye zarardadır.umarım tamamen maddiyatçılık Türkiye siyasetçilerinin resmi politikası değildir. Ben inanıyorum ki bu durum bir kaç menfaatçi insan tarafından olmuştur.Türk yetkililerinden ricam şudur ki, Türkiye’ye zarar veren bu tųr politikadan kaçınmali ve büyük Türkiye’ye yakışan politikaya dönmeli, sonunda manaviyat kazanır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu