İHH’dan Doğu Türkistan raporu: Ekonomik ve siyasi baskılar nedeniyle Çin’e karşı sessiz kalınıyor

METİN BOYUTU

İHH İnsani ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (İNSAMER) tarafından “Doğu Türkistan’da Toplama Kampları: Adım Adım Soykırım” raporu hazırlandı. “Çin, tüm uluslarası hukuk kurallarına aykırı bir şekilde asimilasyon ve soykırım politikalarına devam ediyor. Evrensel İnsan Hakları Bildirisi’nin maddelerine aykırı davranıyor” ifadesine yer verilen 136 sayfalık rapor, çeşitli STK’ların katılımıyla yapılan basın toplantısıyla 5 Temmuz Urumçi Katliamı’nın yıl dönümü öncesinde kamuoyu ile paylaşıldı.

“Çin 2700 yıl öncesine dayanan bir asimilasyon politikası uyguluyor”

Raporu hazırlayan ve sunan İHH Mütevelli Heyeti Üyesi Murat Yılmaz, birçok ülkenin, Çin’in ekonomik ve siyasi baskısı yüzünden Doğu Türkistan’da yaşananlara tepkisiz kaldığını ifade ederek, “Tepkileri artırmak ve yaşanan zulmü tüm dünyanın görmesi için uğraşıyoruz. Çin 2700 yıl öncesine giden ‘Li’ öğretisinin devamı niteliğinde bir asimilasyon politikası uyguluyor. Farklı hiçbir kültüre yaşama alanı tanımıyor. ‘Büyük Çin Milleti’ ideolojisinin hedefi bugün Çin Komünist Partisi döneminde de aynen devam ettirilmektedir.” dedi.

“Asimilasyonun önemli gerekçesi doğal kaynaklar”

Yılmaz, Çin’in Doğu Türkistan’daki Müslümanlar üzerinde uygulamaya çalıştığı asimilasyon politikalarının önemli gerekçelerinden birinin de “doğal kaynaklar” olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Çin’in maden çeşitliliğinin yüzde 78’ini oluşturan 138 farklı maden türü tespit edilmiştir. Aktif olarak işletilen madenler ise Çin’deki tüm madenlerin yüzde 85’ine denk geliyor. Doğu Türkistan’daki dört büyük petrol havzasından yılda toplam 27 milyon 880 bin ton ham petrol Çin’in iç bölgelerine taşınıyor. Bölgede toplam 60 milyar ton petrol rezervi bulunuyor ve bu petrolle yıllık 30 milyar metreküp doğalgaz Çin’in farklı bölgelerine taşınıyor.”

1200 toplama kampında 3 milyon kişi tutuluyor

Çin’in sözde “Mesleki Eğitim ve Öğretim Merkezi” ismiyle son yıllarda toplama kampı sayısını artırdığına dikkati çeken Yılmaz, “Kamplar, Sovyet Gulaglarını hatırlatıyor. Kamplarda her türlü fiziksel, psikolojik işkence yöntemi uygulanıyor. Keyfi güç kullanımı, özgürlüğün sistematik olarak kaldırılması, kültür ve inançların tahkiri, ideolojik baskılama, taciz ve işkence gibi tüm metotlar kullanılıyor. Bölgedeki 1200 civarı kampta 3 milyon kişinin olabileceği tahmin ediliyor. Çin’in gizlilik ve kapalılık politikaları yüzünden maalesef net bilgilere ulaşmak çok güç.” şeklinde konuştu.

Kamplarla ilgili görseller paylaşan Yılmaz, buradaki gündelik yaşama ilişkin, şunları ifade etti:

“Erken saatte kalkılıyor ve ‘Ben Çinliyim ve Çinli olmaktan gurur duyuyorum. Yaşasın Çin Komünist Partisi’ gibi sloganları atılıyor. Sabah kahvaltısıyla aynı öğle yemeği veriliyor. Suçunu itiraf etmek oturumu yapılıyor. Akşam saatlerinde kollar yukarıda, yüz duvara dönük ‘hataları itiraf etme’ seansı yapılıyor. Yatarken ise sağ taraf üzerine uyumak zorunluluğu var. Bu arada birçok fiziksel ve psikolojik işkence de yapılıyor.”

AA
İHH İnsani ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (İNSAMER) tarafından “Doğu Türkistan’da Toplama Kampları: Adım Adım Soykırım” raporu hazırlandıAA

“İnsan hakları kuruluşlarının Doğu Türkistan’a girişleri yasaklandı”

Yılmaz, Çin’e yönelik uluslararası tepkilerin yetersiz olduğunu dile getirerek, “Çin, insan hakları kuruluşlarının Doğu Türkistan’a girişlerini yasakladı. Göstermelik programlarla önceden hazırlanan merkezlere gidilebiliyor sadece. Birleşmiş Milletler’de 1115 görevli ile Çin, en çok istihdam edilen ülke ve Genel Kurul’daki veto yetkisi Çin’i her zaman güçlü kılıyor. Çin’e 8 Temmuz 2019’da 22 ülke tepki mektubu gönderdi. Bu ülkelerin içinde hiçbir Müslüman ülke maalesef yok. Tam tersi Çin’i destekleyen mektup gönderen 37 ülkenin arasında ise birçok Müslüman ülke var.” değerlendirmesinde bulundu.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu