DÜNYAFOTOYAŞAM

Hayat bir daha eskisi gibi olmayacak: Ukrayna’daki şehirlerin savaştan önceki ve sonraki fotoğrafları

Rus saldırısının ardından Ukrayna’da park, bahçe, tarihi binaları ve meydanlarıyla ünlü birçok kent harabaye döndü. Hiç kuşkusuz ki yıkılan sadece binalar olmadı, Ukraynalıların mutlu anıları da bu saldırıların ardından tarihe gömüldü. Irpin, Mariupol, Bucha, Çernihiv ve diğer pek çok kentin savaştan önce ve sonra çekilen fotoğrafları, güzel ve huzurlu bir ülkenin mezarlığa dönüşünün tüm trajedisini ortaya koyuyor.

Tüm hayatı boyunca Ukrayna’da yaşayan Inna Sheremet,  köpeğini her gün Bucha ormanlarında gezdirdiğini sevgiyle hatırlıyor. Ancak 24 Şubat sabahı saat 05.00’te patlama sesleriyle uyandı.
Beşinci kattaki dairesi bombalanıp yıkılmadan önce kaçan Sheremet, CNN’e “Eşyalarımı topladım, köpeğimi aldım ve ayrıldım” dedi.
Shemeret’in bir zamanlar sürdürdüğü mutlu ve basit  hayat, arkadaşlarını ziyaret etmek, evinin yanında mangal yapmak, şehirde bisiklete binmek,  gitmişti. Sheremet, “Savaştan önceki hayatımı sonsuza kadar kaybetti. Elimde kalan tek şey küçük bir çanta kıyafet ve bir köpek” diye konuştu.
Bununla birlikte, Kiev Oblastı’nda yer alan Bucha, Rusların Ukrayna’ya saldrılarında harap olan birçok şehirden biri. Milyonlarca insan kaçmak zorunda kalırken, işe gidip gelmek ve haftasonu arkadaşlarla takılmak gibi gündelik sahnelerin yerini savaşın dehşeti aldı.Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski 12 Mart’ta yaptığı konuşmada, “Birkaç küçük kasaba artık yok ve bu bir trajedi. Onlar sadece gittiler. Ve insanlar da gitti. Sonsuza dek gittiler. Bu yüzden hepimiz ön saflardayız” demişti.
CNN International, bir aydan fazla bir süre önce savaşın başlamasından bu yana tüm yaşamları tamamen değişenlerle konuştu. Bir zamanlar memleketleri olan yerlerdeki savaş hikayeleri, şimdiden ne kadar çok şeyin kaybedildiğini gösteriyor.
Olga Dobrelia, 13 yıl önce başkent Kiev’in sadece 30 dakika uzaklıkta yer alan Irpin’e taşındı. Dobrelia ailesini orada kurdu, kahve içilecek en iyi yerleri ve odun ateşinde pizzanın nerede bulunacağını öğrendi. Dobrelia, “Irpin’imizi her zaman sevdik ve seveceğiz. Savaştan sonra bile” diye konuştu.
Bununla birlikte, Rusya savaşın ilk günlerinden itibaren Irpin’i hedef aldı. Dobrelia, evinin bodrum katına sığındığını belirterek, “Çocuklar ağladı ve eve geri dönmeye korktular” dedi.  Dobrelia ve ailesi kısa süre sonra kaçtı ve güneye, birkaç saat uzaklıktaki Cherkasy bölgesine gitti. Bu arada şehirde  yoğun çatışmalar yaşanmaya  devam etti.
Saldırıların ilk haftasında, Kiev’in eteklerindeki Borodyanka yerleşim bölgesi ağır saldırı altındaydı. Sürekli Rus bombardımanı vardı ve bir füze saldırısında büyük bir apartman bloğu yok edildi.
Kiev Bölgesel Devlet İdaresi başkanı Oleksiy Kuleba, 5 Mart’ta “Borodyanka artık yok. Neredeyse tamamen yıkılmış durumda. Şehir merkezi korkunç durumda. Burayı artık Rus birlikleri kontrol ediyor” dedi.
Diğer taraftan, savaş başlamadan hemen önce, Victor adında bir adam bir tanıdığına içinde kötü bir his olduğunu yazan bir  mesaj attığını söyledi. Victor, “İşim başkent Kiev’de. Bu yüzden sık sık yolculuk yapıyorum. Ama en son Borodyanka’dan ayrıldığımda son kez gidiyormuşum gibi bir his yaşadığımı çok net hatırlıyorum” dedi.
Olena Smolych ve ailesi ise ilk kez  oradaki arkadaşlarını ziyaret ettikten sonra “pitoresk” Moschun köyüne aşık oldular.Ormandan mantar topladılar ve 4 yaşındaki oğullarına ata binmeyi öğretmek için yakındaki bir ahırı ziyaret ettiler. Ve sonunda, hayallerindeki aile evini inşa etmeyi bitirdiler. Savaş başladığında, uzaklığı nedeniyle Moschun’un çatışmadan kurtulabileceğini düşündüler.
Smolych, “Moschun’u Kiev’den daha güvenli gördük ve su ve elektrik kesintisi olması durumunda köyde hayatta kalmanın daha kolay olacağını düşündük” dedi.
Ancak, savaş başladıktan sonra bombardıman sesleri köyün her tarafından duyulmaya başladı. Smolych,  “Ses güçlüydü ve çocuğumuz çok korktu. Savaşın ikinci gününde, çocuğu bomba sesinden uzaklaştırmak için ayrılmaya karar verdik. Biz Batı Ukrayna’ya geçerken, a, annem ve erkek kardeşim Moschun’da kaldı. Smolych, savaşın ikinci gününde suyun kesildiğini söyledi. Ertesi gün gaz kesildi. Annesi ve erkek kardeşi ile iletişim dokuzuncu günde kesildi ve 19. günde Ukrayna Silahlı Kuvvetleri askerleri tarafından kurtarıldılar.
Smolych, “Ağır topçular köydeki evleri sürekli yıktı, sokaklarda ve ormanda tüfek savaşları yapıldı. Bu dehşet içinde 19 gün boyunca ısı, elektrik, iletişim ve gaz olmadan yaşadılar” dedi.
Çernihiv, 11. yüzyıla kadar uzanan kiliseleriyle uzun bir geçmişi olan tarihi bir şehir.  Victoria Aryshchenko hayatını orada geçirdi. CNN’e verdiği demeçte, “Çok sayıda parkı nedeniyle Çernihiv’i hep sevdim. Kafe ve restoranların olduğu yaya caddeleri, stadyumu, temiz bir halk plajı, biir sürü spor alanı, tiyatroları ve filarmoni orkestrası vardı” dedi.
Ancak Rus saldırıları başlayınca şehrin huzuru kısa sürede bozuldu.  Aryshchenko, 24 Şubat günü sabah saat 05.00 civarında uzaktan gelen patlama sesleriyle uyandığını, ancak bunun dışında ertesi güne hayatın normal bir şekilde devam ettiğini söyledi.
Aryshchenko, “Geceleri roketler evlerimize çarptığında ve camlar patladığında tüm bunların bizim için ne anlama geldiğini anladık. Şehirde ısı, elektrik veya su artık. Yiyecek kıt, yardım ekipleri geldiğinde açılırsa 3 saate kadar kuyruklar oluşuyor. Artık sirenden sirene yaşıyoruz, özellikle karanlıkta, hiçbir şey görünmezken ve tehlikenin hangi taraftan gelebileceği belli değil.”
Yakivlivka, kuzeydoğu Ukrayna’da Kharkiv’in hemen güneyinde sakin bir köy olarak biliniyor. Elena Guzenko’nun sık sık yürüyüşe ya da akrabalarının mezarlarını ziyarete gittiğini söylediği yer burasıydı. Ayrıca ilkbaharda orada temiz su depolardı.
Guzenko, “Orada güzel bir doğa var, köyün merkezinde bir gölet var. Yerel sakinler onu inşa etmek ve sürdürmek için çok çalıştı. 10 yıldan biraz daha uzun bir süre önce güzel bir ahşap kilise inşa edildi. Bütün bölge onu görmek için bir gezintiye çıktı. Rus bombalamasından sonra, şimdi yıkıldı” dedi.
Küçük köy, dört Rus hava saldırısının ardından harap oldu. Sosyal medayada paylaşılan  videolar, hiçbir yardım gelmemesine rağmen evlerin yok edildiğini ve bölge sakinlerinin bölgeyi temizlemeye çalıştığını gösteriyor.
Guzenko, “Savaş ve bombardıman, hayatı öncesi ve sonrası olarak ikiye böldü. Çok fazla insan öldü, çok fazla bina yıkıldı” diye konuştu.
Daha önce 400 binden  fazla kişiye ev sahipliği yapan Mariupol, bir zamanlar parklar, meydanlar ve çeşmelerle dolu huzurlu bir şehirdi. Ancak savaş başladığında, toplanma yerleri Rus saldırılarının hedefi haline geldi.
Saldırılar yaklaştıkça her gün su, gaz, elektrik ve iletişim gibi temel hizmetler kesildi. Bir doğum hastanesi, okullar ve yüzlerce ailenin sığındığı bir tiyatro bombalandı. Belediye meclisine göre tiyatroya yapılan saldırıda  tahminen 300 kişi öldü.
Kuindzhi Sanat Müzesi müdürü Tatyana Buli, “Büyük top parçalarının seslerini, dolu taşlarını ve bombaların düşmesini ayırt etmeyi öğrendik” dedi.
10 Mart’ta Buli, evlerinin yakınında bir Rus hava bombasının patladığını söyledi. Patlama dalgasında dairelerinin camları patladı ve arabaları hasar gördü. Ertesi gün, binalarının koridoruna bir top mermisi uçtu.
Bulu, “İnsanlar öldürüldü. Tahliye umudu çok azaldı. Mahallemiz haritadan silindi” dedi.
Mariupol hala kuşatma altında bulunuyor. Daha fazla bina yıkıldıkça, sokaklarda enkaz biriktiğinden, son raporlar durumun kötüleşmeye devam ettiğini gösteriyor.
Mariupol’da doğup büyüyen Ivan Kuznetsov ise  işgalin başlangıcında Kiev’deydi. Günlük işinden ayrıldı ve Kiev’in Bölgesel Savunması’nın bir parçası olmak, sivilleri tahliye etmeye, binaları güçlendirmeye ve Rus atılımları durumunda orduya yardım etmeye yardımcı olmak için Silahlı Kuvvetler ile sözleşme imzaladı.
Ancak, Kuznetsov, 2 Mart’tan bu yana annesi ve 90 yaşındaki büyükannesi de dahil olmak üzere Mariupol’daki aile üyelerinden hala haber alamadı.
Kuznetsov, “Ailemden duyduğum son şey evde elektrik,  su ya da ısı olmadığıydı, geceleri hala soğuk olduğu için şu anki koşulları hayal etmek benim için zor” açıklamasını yaptı.

Kaynak: NTV

Başa dön tuşu