"Cadı avı müzesi" Avrupa’nın karanlık tarihine ışık tutuyor

İnsanlık tarihinin utanç kaynağı olarak nitelendirilen cadı avlarında, Avrupa ve ABD’de çoğu kadın olan  binlerce insan krallara ve toprak sahiplerine itiraz ettiği için cadılıkla suçlanarak yakıldı. Danimarka’nın batısında yer alan orta çağ kasabası Ribe’de yer alan cadı avı müzesi, yüzlerce yıl önce cadılık suçlamasıyla idam edilen insanların yaşadıklarını gün yüzüne çıkarıyor. Her ay, binlerce ziyaretçiyi ağırlayan müzede tarihi belgeler, işkence aletleri ve cadı olduğu iddiasıyla öldürülen insanların özel eşyaları yer alıyor.  

Danimarka’nın batısındaki Ribe kasabasında yer alan “Hex! Cadı Avı Müzesi, Avrupa’nın karanlık tarihine ışık tutuyor. 16. ve 17. yüzyılda cadılık suçlamasıyla idam edillen insanların eşyalarının ve çeşitli belgelerin yer aldığı,müze geçen Haziran ayında açıldı ve şu ana kadar on binlerce ziyaretçiyi ağırladı.
<p>Günümüzde  Cadılar bayrımı 31 Ekim’de dünyanın birçok ülkesinde renkli kıyafetler ve eğlenceli etkinliklerle kutlanıyor. Ancak, durum geçmişte bundan çok farklıydı.</p>
Dinin tek otorite kabul edildiği ve batıl inançların hüküm sürdüğü Avrupa’da 1500 ile 1800 yılları arasında, geleneklere karşı çıkan yaklaşık 100 bin kişi cadılık suçlamasıyla yargılandı, işkence gördü ve 50 bini aşkın insan kazıklara bağlanarak diri diri yakıldı.
<p>Müzenin tarihçisi Louise Haburge Lingaard, Danimarka’da cadılık suçlaması nedeniyle Kral 4.  Christian (1577-1648) döneminde yaklaşık bin insanın ölüme mahkum edildiğini söyledi. Ayrıca, cadılıkla suçlanan her 4 kişiden 3’ünün kadın olduğunu ifade etti.</p>
<p>Lingaard, cadılıkla suçlanan kadınların genel olarak; evlenmeyi reddettiği için toplum tarafından dışlanan, çocuğu olmayan, yoksul ve hayatları hakkında kendi kararlarını vermek için direnen kadınlar olduğunı açıkladı.</p>
Lingaard, “Danimarka’nın o dönemdeki nüfusunun bir milyon civarı olduğu düşünüldüğünde ölüme mahkum edilen insanların sayısı aslında çok fazla. Aynı zamanda Norveç Kralı da olan 4. Christian 1617 yılında ülkede cadılığı yasaklayan ilk yasayı onayladı. Ardından, kraldan farklı düşüncelere sahip olanlar, toprak lordlarıyla çatışanlar ile dini ve toplumsal gelenekleri yerine getirmek istemeyen ia da tıbbın henüz keşfedemediği bir hastalığa sahip olan insanlar bir bir cadılık suçlamasıyla yakıldı. Bu yıllarda neredeyse beş gün arayla bir cadı infazı gerçekleşti. Cadıların şeytanla işbildiği kurduğu inancı Aydınlanma Dönemi’nin ortaya çıktığı, 1800’lü yıllarA kadar devam etti. Danimarka’da cadılık suçlamasıyla en son 1652 yılında Anna Burds isimli bir kadın yakıldı” ifadelerini kullandı.
<p>Bununla birlikte, Lingaard Avrupa’daki cadı avlarının kesinlikle insanlık tarihinde bir utanç kaynağı olduğunu ve müzenin ülkenin tarihiyle yüzleşmesi için açıldığını vurguladı. Lingaard, “Popüler kültürde işlenen cadı tasviri nedeniyle insanlar, tarihte gerçekten nelerin yaşandığını bilmiyor. Ancak bu müzede yer alan işkence aletleri, mahkeme belgeleri ve eşyalar toplumun kolektif hafızasını tazelemek için yerini aldı” dedi.</p>
<p>Öte yandan, müzeyi ziyaret eden 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Mathilda, “ Müze bana, tarihinimizin bilmediğim kısmıyla ilgili daha ayrıntılı bilgi edinme fırsatı sağladı” açıklamasını yaptı.</p>

Kaynak: "Cadı avı müzesi" Avrupa’nın karanlık tarihine ışık tutuyor

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu