Barış anlaşmasının belirsizliği

ABD-Taliban barış görüşmelerinin sekizinci turu 12 Ağustos’ta sona erdi. Müzakerelerde, iki taraf bir anlaşma hazırladı. Anlaşmanın değerlendirmeleri birkaç gün içinde tamamlanacak ve bazı maddelerde yeni değişiklikler yapılabilir.

Bu durumda, iki tarafın yeni değişiklikleri ve önerileri tartışmak için başka bir toplantıya ihtiyacı olacak. Sekizinci müzakere turunda şu dört konu tartışıldı:

Dış güçlerin geri çekilmesi, Taliban’ın terörist gruplar ve özellikle El Kaide ağı ile işbirliği yapamaması ve grubun Afgan topraklarını terörist operasyonlar için kullanmayı reddetmesi, Afgan hükümeti ile Taliban arasında doğrudan görüşmelerin başlatılması ve genel ateşkes.

Bu anlaşma, Afganistan’da 18 yıllık savaşı sona erdirmek için büyük umut verebilir ayrıca hükümet ile Taliban arasındaki siyasi diyaloğun önünü açar.

Önemli olan, anlaşma taslağı henüz Afgan hükümetine sunulmadı, bu yüzden Afgan halkı anlaşmanın şartlarından habersiz.

Önceki toplantıların usulüne göre, ABD-Taliban arasındaki müzakerelerin detayları, zirveden sonra Afgan Devletine yazılı olarak sunulmalıdır, ancak bu sefer Afgan Devletine kararlaştırılan anlaşmanın detayları ile ilgili ayrıntılı olarak sunulmadı.

Afganistan halkı için hangi meselelerin anlaşmada dahil olduğunu ve hangi meselelere karar verileceğini bilmesi çok önemlidir. ABD ile Taliban arasındaki müzakereler ve herhangi bir anlaşma Afgan halkının gelecekteki yaşamlarını ve kaderini doğrudan etkilemektedir.

ABD, 11 Eylül’ün faillerinden intikam almak için Afganistan’ı 2001’de işgal etti. Dolayısıyla ABD ve başka hiçbir ülke sorunlarını Afgan halkının düşmanlarıyla tek taraflı olarak çözme hakkına sahip değil.

Halkın kaderi ve ülkedeki hükümetin geleceği ne olursa olsun, BD ve diğer ülkeler kendi çıkarlarına karar veremez.Afgan hükümetine danışmaları ve hiçbir ülkenin görmezden gelemeyeceği tüm bilgi ve toplantıları onlara sağlama hakkıdır.

Buna göre, Afgan hükümeti, halk adına, anlaşma tamamlanmadan önce ABD temsilcisinin hükümete orijinal metni sağlamasını istemesi gerekmektedir.

Öte yandan, barış nlaşmanın sona ermesiyle, bazı politikacılar ve adaylar, barış bahanesi altında seçim sürecini aksatmaya çalışıyor.

Taliban ile yapılan hükümet görüşmeleri şüphesiz en zor ve zaman alıcı olacak. Dolayısıyla, müzakerelerin onsekiz yıllık kan dökülmesinden sonra birkaç ay içinde bitmesini beklememeliyiz. Müzakerelerin bir yıl veya daha fazla sürmesi de muhtemel.

Görüşmeler sadece ateşkes ve yabancı birliklerin Afganistan’dan çekilmesi ile ilgili değil; Aksine, cumhuriyetçilik ve emirlik üzerine bir anlaşma meselesidir. İnsan hakları ve vatandaşlık konusu kadın hakları ve ülkenin nasıl ve yönetileceği konusudur. Afganistan halkı için meselenin kritik hale geldiği yer burasıdır.

Dolayısıyla, barış davulunu çalmak ve seçimleri geciktirmek, başarısızlıktan, siyasi bozulmadan ve sistemin çöküşünden başka bir şeye değildir. O zaman herkes kaybeder, hatta siz.

Hükümetin bu şartlarda zayıflaması hiçbir bireye, partiye ya da gruba fayda sağlamaz. Temel ulusal sorumluluk, bu kritik  noktada hükümetle yan yana durmamızı ve demokrasi ve insan haklarının savunmamızı gerektirir.

Afganistan’ın bölgesel ve uluslararası politika için bir oyun alanı haline gelmesine ve Komünist sonrası döneme dönmesine izin vermeyelim.

 

 

 

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu