DÜNYAEKONOMİFOTO

Avrupa Birliği, Rusya’nın doğalgazı kesmesine hazırlıklı mı?

Avrupa Birliği (AB), Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in tehditlerini gerçeğe dönüştürerek, aniden gaz sevkiyatını kesmesine ne kadar hazırlıklı? Bunun için hazırlanan acil durum planları olsa da, hala birçok belirsizlik bulunuyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in imzaladığı kararnameye göre doğal gaz ödemeleri artık dolar veya euro yerine ruble ile yapılıyor. Ancak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşen İtalya Başbakanı Mario Draghi, ödemelerin euro ve dolar olarak yapılması durumunda bile Rusya’nın Avrupa’ya gaz ihracatını azaltmayacağından emin.
Draghi, Putin ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinin ardından, Avrupalı şirketlerin euro veya dolar ile ödemeyi sürdüreceğini, rubleye çevirmek kolay olmasa da Rusya tarafının bu adımı atması gerektiği konusunda Putin ile mutabık kaldığını ifade etti.
Draghi, “Avrupalı şirketler, Avrupa Birliği’nin (AB) Rusya’nın bankacılık sektörüne yönelik yaptırımlarını ihlal etmek zorunda kalmadan, daha önce ödedikleri şekilde ödeme yapabilecekler” dedi.
Avrupa Birliği, beklenmedik bir şekilde Rusya’dan gaz sevkiyatının durdurulmasına hazırlıklı. Ya da en azından hazırlıklı olunduğu izlenimi yaratmaya çalışan AB Komisyonu, 2017 yılından beri yürürlükte olan Doğal Gaz Arz Güvenliğinin Sağlanmasına İlişkin Tüzüğe işaret ediyor. AB’ye üye 27 ülke, bu metin temelinde acil bir durumda devreye girmek üzere kendi yasalarını ve planlarını oluşturdu. Almanya ve Avusturya, söz konusu acil durum planlarının erken uyarı aşamasını devreye soktu. Bu aşama, bir kriz ekibi oluşturularak, arz durumunun düzenli olarak değerlendirmesini öngörüyor.
Koordinasyon grubu oluşturulacak
Doğal Gaz Arz Güvenliğinin Sağlanmasına İlişkin Tüzük, AB Komisyonu’na Avrupa çapında ya da bölgesel olarak acil durum ilan etme imkanı veriyor. Bu durumda gaz alımı, dağıtımı ve yeni tedarikçilerin bulunmasında daha güçlü bir koordinasyon sağlanması için üye ülkelerde gaz tedarik eden firmalar ve sektör temsilcilerinin yer alacağı Gaz Koordinasyon Grubu oluşturulması öngörülüyor. Ancak bu grubun, talimat verme yetkisi bulunmuyor. Gaz yine Rusya ve diğer kaynaklardan hukuka ve ikili sözleşmelere dayanarak temin ediliyor.
Tüzüğe göre, tedarik sıkıntısı yaşandığı hallerde bütün AB ülkelerinde acil durum planlarının devreye girmesi ve sanayi işletmeleri gibi “koruma gerektirmeyen” olarak adlandırılan tüketicilere gaz sevkiyatının durdurulması öngörülüyor. Bu planda, hastaneler ve haneler doğal gaz ağından çıkartılacak son tüketiciler arasında bulunuyor. Ayrıca ülkeler arasında “dayanışmaya dayalı gaz değişimi” öngörülse de şimdiye kadar yalnızca Almanya, Danimarka, Avusturya ve İtalya ilgili anlaşmalara imza attı.
AB Komisyonu uzmanları, AB’ye Rus doğal gazının sevkiyatının tamamen durdurulması durumunda alternatif kaynaklardan tedarikin bir gecede sağlanamayacağı konusunda hemfikir. Gazı kesmeden durumu yönetmek hâlâ mümkün gözükse de bu halihazırda çeyreği dolu olan depoların boşalması anlamına geliyor. Ancak gelecek kışı atlatabilmek için bu depoların boşatılması yerine doldurulması gerekiyor.
Brüksel’de ekonomi politikası alanında faaliyet gösteren düşünce kuruluşu Bruegel’ın tahminlerine göre, Norveç, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Katar ve Cezayir’den gelen doğal gaza olan talep ciddi miktarda artacağı için dünya piyasalarında doğal gaz fiyatlarının hızlı bir şekilde artabileceği belirtiliyor. Buna önlem olarak İtalya Başbakanı Mario Draghi, Rusya’dan hâlâ doğal gaz sevkiyatı sağlanırken tavan fiyat belirlenmesini önerisinde bulundu. Draghi, Roma’da basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “Putin’in savaşının finansmanından” dolayı AB ülkelerinin fahiş fiyatlar ödemesi için hiçbir neden olmadığını söyledi. İtalya Başbakanı, Rusya’nın en büyük müşterisi olarak piyasa gücünü kullanabilmek için AB’nin birlik içinde hareket etmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
Düşünce kuruluşu Bruegel’den enerji uzmanı Georg Zachmann da Avrupalılara merkezi olarak ortak gaz satın alınması çağrısı yapıyor. Şimdiye kadar üye ülkelerin sadece satın alma faaliyetlerindeki koordinasyon konusunda uzlaşabilmesinin yeterli olmadığını söyleyen Zachmann, “Üye ülkelerin konu tedarikçilere geldiğinde rakip gibi davrandığını görüyoruz, birbirlerinden daha yüksek teklif vermeye çalışıyor” eleştirisinde bulunuyor.
Bunun yanı sıra AB’ye üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanları gaz depolarının doldurulmasını sağlamak için birlikte çalışma kararı aldı. AB Komisyonu’nun hazırladığı yasa tasarısı, 2022 yılının sonbaharına kadar doğal gaz tesislerinin yüzde 80’inin doldurulmasını öngörüyor. Gelecek yıl ısıtma sezonunun başına kadar da doluluk oranlarının yüzde 90’a yükseltilmesi planlanıyor. Söz konusu tasarı bu durumda, AB gaz depolama tesislerinin işletmesini üstlenen ve AB içinde birçok enerji tedarikçi şirkette pay sahibi olan yarı devlet destekli Rus enerji devi Gazprom için de geçerli olacak.
AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Frans Timmermans’ın ekibinden Diederik Samsom, AB’nin yıl sonuna kadar Rusya’dan yaptığı doğal gaz ithalatının üçte ikisinin vazgeçebileceği görüşünde. Halihazırda AB Rusya’dan yılda 150 milyar metreküp doğal gaz alıyor. Samson, bunun 50 milyar metreküpünün, ABD ve Katar’dan alınan sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ile karşılanabileceğini, 50 milyar metreküpünün de Cezayir ve Norveç’ten yapılacak ek ithalat ve biyogaz, enerji tasarrufu gibi yöntemlerle sağlanabileceğini belirtiyor. 2026 yılı sonu ve 2027 yılı başına kadar, Rusya’nın doğal gazından tamamen bağımsız olmanın mümkün olduğunu söyleyen Samsom, “Enerji bugün olduğundan çok daha pahalı hale gelecek. Geçen onlarca yıl çok ucuzdu. Bizim tüm ekonomik modelimizin değişmesi gerekiyor” diyor.
“Tedarik her an durabilir ve bu çok tehlikeli”
Düşünce kuruluşu Bruegel’den enerji uzmanı Zachmann, AB’nin hâlâ krizi aşmak için çaba gösterilmemesini eleştiriyor. AB’nin hızlı ve düzenli bir çıkış stratejisi geliştirdiğini ancak söz konusu senaryonun bu mevcut krizi çözemeyeceği görüşünde olan Zachman “Tedarik her an durabilir ve bu çok tehlikeli” diyor.
AB üye ülkelerde ise durum nispeten sakin. Doğal gaz tüketiminin yüzde 20’sini Rusya’dan karşılayan Fransa, şu anda arz sıkıntısı riski öngörmüyor. Bulgaristan, doğal gazının yüzde 90’ını Rusya kaynaklarından alıyor. Bulgaristan doğal gaz şirketi Bulgargaz Başkanı Ivan Topchiiski, Bulgaristan’ın gelecek yıl doğal gazı yalnızca Azerbaycan’dan almayı ve Yunanistan’dan da sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) temin etmeyi planladığını açıkladı. Topchiiski ancak, bu şekilde doğal gazın Rusya’dan tedarik edilmesinden daha pahalıya mal olacağını da sözlerine ekledi.

Kaynak: NTV

Başa dön tuşu