BİLİM & TEKNOLOJİDÜNYAFOTOYAŞAM

Arktik deniz seviyesi son 44 yılın en düşük seviyesinde: Küresel deniz seviyeleri 3 metre yükselebilir

Yeni uydu verileri Antarktika deniz buzunun neredeyse yarım yüzyılda ikinci en düşük seviyesine ulaştığını gösterdi. Bilim insanları, Batı Antarktika’daki Buz Levhası’nın erimesinin küresel deniz seviyelerinin 3 metre yükselebileceğini açıkladı. Araştırmacılar, bu durumun altında yatan temel nedenin insan faaliyetlerinden kaynaklı küresel ısınma olduğunu vurgulayarak, deniz seviyelerindeki böyle bir yükselmenin milyonlarca insanı tehliye attığını söyledi.

İngiltere yapılan yeni bir çalışma, Mart ayında Antarktika’yı kaplayan deniz buzu miktarının, özellikle Ross, Amundsen ve Kuzey Weddell denizlerinde 1991-2020 ortalamasının yüzde 26 altında ve 44 yılın en düşük seviyesinde olduğunu ortaya koydu.
Copernicus İklim Değişikliği Servisi’nden (C3S) elde edilen veriler ayrıca, geçen ayın rekor kıran  en sıcak beşinci Mart olduğunu ve küresel ortalama sıcaklığın 1991-2020 Mart ayı ortalamasından yaklaşık 0,4 derece  daha yüksek olduğunu yükseldi.
İngiliz Antarktika Araştırma Kurumu’ndan  (BAS) bilim insanları, artan sera gazlarının Batı Antarktika’daki Amundsen Denizi üzerinde uzun vadeli bir ısınma etkisine sahip olduğuna dair ilk kesin kanıtı buldu.
Araştırmacılar, Batı Antarktika Buz Levhası’nın erimesinin küresel deniz seviyelerinin 3 metreye kadar yükselmesine neden olabileceği konusunda uyardılar. BAS çalışmasında, oşinograflar (okyanus bilimcileri), okyanusun 1920-2013 yılları arasında atmosferdeki değişikliklere tepkisini simüle etmek için gelişmiş bilgisayar modellemesi kullandılar.
Analiz, Amundsen Denizi’nin yüzyıl boyunca genel olarak ısındığını gösteriyor. Bu ısınma, sıcak su akımlarını buza doğru yönlendirerek sıcaklıkları artıran, bölgedeki rüzgar modellerindeki simüle edilmiş eğilimlere karşılık geliyor.
Bununla birlikte, artan sera gazlarının bu rüzgar modellerini daha olası hale getirdiği biliniyor ve bu nedenle rüzgarlardaki eğilimin kısmen insan faaliyetlerinden kaynaklanıyor.
Batı Antarktika Buz Levhası çevresindeki okyanus sıcaklıkları, sera gazı emisyonları artarsa, buz erimesi ve küresel deniz seviyeleri için sonuçlarla birlikte muhtemelen yükselmeye devam edecek. Ancak bu bulgular, emisyonların yeterince azaltılması ve bölgedeki rüzgar düzenlerinin stabilize edilmesi durumunda bu eğilimin engellenebileceğini gösterdi.
BAS’ta okyanus-buz modelleyicisi ve çalışmanın baş yazarı olan Dr. Kaitlin Naughten, “Simülasyonlarımız, Amundsen Denizi’nin atmosferdeki uzun vadeli eğilimlere, özellikle Güney Yarımküre’nin batı rüzgarlarına nasıl tepki verdiğini gösteriyor. Bu, gelecek için endişeleri artırıyor çünkü bu rüzgarların sera gazlarından etkilendiğini biliyoruz. Ancak bulgular, bize umut da vermeli, çünkü deniz seviyesinin yükselmesinin kontrolümüz dışında olmadığını gösteriyor” diye konuştu.
Öte yandan Geophysical Research Letters adlı bilimsel dergide yayımlanan çalışmanın bulguları, dünyanın dört bir yanındaki uydulardan, gemilerden, uçaklardan ve hava istasyonlarından alınan milyarlarca ölçüm kullanılarak bilgisayar tarafından oluşturulan analizlere dayanıyor.
En son veriler, geçen ay Kuzey Kutbu ve Antarktika’nın büyük bölümünde havanın ‘anormal derecede sıcak’ olduğunu gösteriyor. Antarktika’da günlük maksimum sıcaklık rekorları kırılırken, Kuzey Kutbu rekor düzeydeki en sıcak dördüncü Mart’ını gördü. Arktik deniz buzu kapsamı  ise 1991-2020 ortalamasının yüzde 3’ün altına düştü.
Sonuç olarak, yüzde 98’i buzla kaplı Antarktika kıtası küresel ısınma etkisiyle erimeye devam ederse, deniz seviyesi 3 metre kadar yükselebilir.
Bu yükselme sadece Antarktika’da değil, dünya genelinde bir tehlike yaratacak. Deniz kenarında kurulan birçok şehir yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.

 

Başa dön tuşu