Afganistan’ın temel ekonomi politikası

T.C. KABİL BÜYÜKELÇİLİĞİ TİCARET MÜŞAVİRLİĞİ AFGANİSTAN ÜLKE RAPORU 2020

GENEL BİLGİLER

RESMİ ADI Afganistan İslam Cumhuriyeti
BAŞKENTİ Kabil
BAĞIMSIZLIK TARİHİ 19 Ağustos 1919
YÖNETİM BİÇİMİ Başkanlık Tipi Cumhuriyet
DEVLET BAŞKANI Eşref Gani (29 Eylül 2014)
RESMİ DİL %50 Dari, ve %35 Peştu (resmi), %11 Türki diller
DİN     %99 Müslüman (%80-85 Sünni, %15-19 Şii) %1 Diğer
YÜZÖLÇÜMÜ          647.500 km2
NÜFUS 33,332,025 (2018 tahmini)
YAŞ ORTALAMASI/ ORTALAMA ÖMÜR 18,6 yaş / 51,3 yaş
ETNİK YAPI* Paştun (%40) (Fars kökenli), Tacik (%24), Hazara (%15), Özbek (%11)
ÜLKEDEKİ TÜRK NÜFUSU 3865 (Konsolosluk Rakamları)
ÜYESİ OLDUĞU BAŞLICA ULUSLARARASI KURULUŞLAR ECO, ESCAP,IDB, ILO, IMF, OIC, UN, UNCTAD, UNESCO, WHO, WMO, WTO
AFGANİSTAN’DAKİ TEMSİLCİLERİMİZ Büyükelçi Oğuzhan ERTUĞRUL

Ticaret Müşaviri Caner BOZAT

AFGANİSTAN’IN ÜLKEMİZDEKİ TEMSİLCİLERİ Ankara Büyükelçisi AMIR MOHAMMAD RAHIM
KEK EŞBAŞKANLARI

 

Türkiye Kanadı: İçişleri Bakanı Süleyman Soylu

Afgan Kanadı: Finans Bakanı Abdul Hadi Arghandiwal

İŞ KONSEYİ EŞBAŞKANI Türk Kanadı: Süleyman CİLİV (77 İnşaat ve Taahhüt A.Ş.)

Kaynak: EIU, Dünya Bankası, CIA Factbook, Trademap

 GENEL EKONOMİK DEĞERLENDİRME

Afganistan’ın temel ekonomi politikası, dış yardım ve yabancı yatırım sağlanması üzerine kurulmuştur. Yatırımlar ve dış mali yardımın en verimli şekilde kullanılarak özel sektörün büyümesi ve gelişmesi amaçlanmaktadır.

Mevcut koşullar altında Afganistan merkezi hükümetinin ülkenin yeniden inşa edilmesine yönelik olarak harcayabileceği herhangi bir fonu bulunmadığından, kısa ve orta vadede, ülkenin yeniden yapılanması donör ülkelerin,  özellikle de ABD’nin ülkeye yapacağı dış yardımlara bağlıdır.

Afganistan’ın ekonomik görünümü 2001 yılından bu yana, uluslararası yardım akışı ve dört yıllık bir kuraklığın ardından, artan yağışlarla tarımsal üretimde gözlenen çarpıcı artış sayesinde önemli ölçüde iyileşmiş olmakla birlikte, Afganistan halen dünyanın en fakir ülkelerinden biridir. Diğer taraftan, ülke ekonomisi 2005-2017 yılları arasında yıllık ortalama yaklaşık % 8,3 2018 yılında ise ancak %3 oranında büyümüştür. Bu düşüşte olumsuz hava koşulları büyük rol oynamıştır.

Ekonomisi, topraklarının sadece % 15’i ekilebilir olmasına rağmen, ağırlıklı olarak tarım ve hayvancılığa dayanmakta olan Afganistan’da, tarım ve hayvancılığın, özellikle de koyun ve keçi yetiştiriciliğinin önemi büyüktür. Ancak, hayvan yetiştiriciliğinde modern yöntemler kullanılmamaktadır.

Sanayi üretimi ise ağırlıklı olarak küçük çapta tekstil, sabun, mobilya, ayakkabı, gübre, çimento, el yapımı halılar, doğal gaz, yağ, kömür, bakır, mermer işletmelerine dayanmaktadır.

Ülkede yetenekli iş gücü sıkıntısı çekilmekte olup okuryazar oranı yaklaşık olarak % 40’tır.

Afganistan doğal kaynaklar açısından zengin yataklara sahip olup petrol, doğalgaz ve kömür gibi enerji mineralleri ile bakır, demir, altın, tuz, klinker, kireç taşı, kil ve mermer yataklarına sahiptir.

Diğer taraftan, Afganistan’da en çok ihtiyaç duyulan doğal kaynak sudur. Afganların büyük çoğunluğu, sağlıklı içebilir suya ulaşamamaktadır. Bununla beraber, yetersiz çevre temizliğinin halk sağlığını ciddi biçimde etkilemektedir.

Afganistan’ın birçok bölgesinde çölleşme artmaktadır. Geçmiş yıllardaki şiddetli kuraklık ve savaşın olumsuz etkisi doğal kaynaklar üzerine negatif etkilere neden olmuş ve çöller genişlemiştir.

Kabil, Herat, Mezar-ı Şerif, Kandahar ve diğer şehirler, plansız bir şekilde gelişmektedir. Bu düzensiz gelişme, kanalizasyon, yer altı sularının korunması, evlere dağıtılması ve ticari atık suların yönetimi, borularla evlere su sağlanması, hava kirliliğinin kontrolü, kentsel alanların veya arazi kullanımının planlanması gibi konularda belediyelerin sorunlarla karşılaşmasına neden olmaktadır.

Afganistan’da, Milenyum Kalkınma Hedefleri (MDG-Millennium Development Goals), Afganistan Ulusal Kalkınma Stratejisi (ANDS-Afghanistan National Development Strategy) ve Afganistan Sözleşmesi (Afghanistan Compact) gibi uzun dönemli plan, projeler ve stratejiler üzerinde çalışmalar yapılmaktadır.

Yaklaşık son 35 yılını silahlı çatışma içinde geçirmiş ve bunun sonucunda büyük yıkıma uğramış olan Afganistan, son 15 yılda uluslararası toplumun da katkılarıyla yürütülen çabalar neticesinde birçok alanda önemli ilerlemeler kaydetmiştir. Ancak bu kazanımlar halen kırılganlığını korumakta olup, Afganistan’ın uluslararası toplumun desteğine ihtiyacı sürmektedir. Halen Afgan ulusal bütçesi, %70’e varan oranda dış yardımlardan beslenmektedir.

2020 Yılı COVID-19 ve Afganistan Ekonomisindeki Gelişmeler

Afganistan ekonomisi, küresel gelişmeler ve bunun sonucu oluşan arz-talep değişimlerinden ziyade kendi iç gündemleri, bölgesel gelişmeler ve uluslararası kuruluşlar ile yabancı devletlerden almış olduğu dış yardımlara etki eden dinamiklerdeki değişikliklerden etkilenmektedir. Salgının ilk ortaya çıktığı dönemde, C-19 kapsamındaki kısıtlamalar ve tedbirler nedeniyle gerek ülke içindeki gerek uluslararası ticaretteki tedarik zincirlerinin aksaması ve Afganistan’ın ana ihracat pazarları olan Pakistan ile Hindistan’a ürün sevkiyatında kısıtlamalar (her ne kadar Haziran sonu itibariyle ihracat büyük oranda yeniden başlamış olsa da) sonucunda, yıl içinde tarım ürünleri ihracatı ve tarımsal gelirde daralma başgöstermiştir. Ülkede tarımsal ürünleri işleme ve saklama amaçlı tesis altyapısının yetersizliğinden dolayı, tarım ürünlerinin mevsimsel ihracatına ve ithalatına ihtiyaç duyulmaktadır. Son derece sınırlı olan sanayi üretimi ise özellikle talep daralması ve hammadde tedariki ile fiyat artışları sebebiyle salgın süresince daralmıştır. Hane halkı gelirinin büyük oranda doğrudan veya dolaylı olarak tarımsal gelire bağlı olmasından dolayı, bu alanda yaşanan gelişmeler hane halkının genelini etkilemektedir. BM Dünya Gıda Programı, hane halkı gelirinde yaklaşık %10’luk azalma kaydedilirken, başat ürünlerin ortalama fiyatlarındaki artışın korunduğunu; bu kapsamda, 14 Mart-4 Kasım döneminde unun ortalama fiyatında %10’dan fazla artış gözlemlendiğini; şeker ve yemek yağı gibi ürünlerin fiyatlarının ise %20-30 yükseldiğini raporlamıştır.

Özel sektörde ekonomik faaliyetlerin ve yatırımların azaldığı; hanehalkı gelirinin düştüğü; gelir adaletsizliğinin yükseldiği; yoksulluk oranının arttığı bir dönemden geçilmektedir. Kamu gelirleri içinde en büyük pay sahibi olan gümrük gelirleri başta olmak üzere, ticaretteki ve ekonomideki yavaşlama sebebiyle birçok kamu geliri düşüş eğilimine girmiştir. Başta gümrük gelirleri olmak üzere vergi gelirlerinde ciddi düşüşler yaşanmıştır. 20 Aralık tarihinde biten 2020 yılı mali yılında 2,59 milyar usd vergi toplanması hedefi mevcut iken bu dönemde sadece 2,25 milyar usd vergi toplanabilmiştir. Bununla birlikte, bütçe giderlerinde öngörülmeyen yaklaşık 500 milyon usd’lik COVID-19 salgınına ilişkin ilave harcama sonucunda gelir-gider ciddi oranda hedeften uzaklaşmıştır.. Asya Kalkınma Bankası 2020 yılında Afganistan ekonomisinin %5 küçüleceğini, bütçe açığının ise GSYİH’nın %4 seviyesinde gerçekleşeceğini tahmin etmektedir. Afganistan Hükümeti’nin bu kapsamda, önümüzdeki dönemde gelir artırıcı önlemleri hayata geçirmesi olası görünmektedir. İlk olarak uluslararası yardımlarda artış sağlayacak diplomatik girişimler ve bu yardımların artırılmasına yönelik politika tedbirlerinin hayata geçirilmesi muhtemeldir. Uluslararası finansman imkanlarının kullanımı ile kamu harcamalarının artırılması yönündeki politikalar belirsizlikler barındırmaktadır. C-19 dolayısıyla Afganistan’a finansman ve yardım sağlayan uluslararası kuruluşların fonların tahsis amacına uygun kullanılması ve şeffaflığa ilişkin beklentileri de dikkate alındığında, bu dönemde uluslararası fonların kullanımına ilişkin yeni mekanizmaların hayata geçirilmesi beklenebilecektir. Sonuç olarak, salgın döneminde Afganistan ekonomisinin yabancı ülkelere ve dış yardımlara olan bağımlılığı artmış bulunmakta olup, bu durumun orta ve uzun vadede ekonomik aktörlerin beklenti ve davranışlarında da belirleyici olması beklenmektedir.

Ekonomik aktörlerin risk toleransının yüksek oluşu, Afganistan’ın küresel mali/ekonomik sisteme entegrasyonunu sağlamamış olması ve küresel ekonomik yavaşlamaya kıyasla dış yardımlarda ciddi bir düşüş öngörülmemesi sebepleriyle, salgın süresince kriz koşullarının ekonomik faaliyetler üzerindeki etkisinin sınırlı kalmasa yol açmıştır. Salgın sonrası dönemde Afganistan’ın daha hızlı bir toparlanma süreci sergileyebileceği ve ülkedeki siyasal ve güvenlik gelişmelerinin ekonomi üzerinde temel belirleyici unsurlar olarak geleceği değerlendirilmektedir. Nitekim, salgına ilişkin yoğun tedbirlerin alındığı Mart-Temmuz döneminde ekonomik alanda yaşanan gelişmelerin doğrudan ve dolaylı etkileri hala hissedilmeye devam etse de, Ağustos ayı itibariyle ekonomik faaliyetler neredeyse salgın öncesi dönemdeki seviyeye erişmiş olup, Afganistan salgın koşullarına uyum sağlamayı başarabilmiştir. Her ne kadar ekonomik faaliyetler salgın öncesi dönemdeki seviyeye erişmiş olsa da, salgın döneminde ortaya çıkan dinamiklerin Afganistan ekonomisini dönüştürücü etkisinin uzun süre devam etmesi olası görünmektedir.

Afganistan’la ticaretimizde nakliye başlığı öncelikli konular arasında yer almaktatır. C-19 salgınıyla birlikte Afganistan’a komşu ülkelerin sınır geçişlerini kapatması/sınırlandırması ikili ticaretimizin daralmasına sebep olmuş, Haziran ayı sonrasında geçişlerin normale dönüşüyle birlikte, ülkemizden Afganistan’a hızlı bir ihracat artışı yaşanmıştır. Kasım ayında 2019’un aynı ayına kıyasla Türkiye’nin toplam ihracatı % 7,18 azalırken, Afganistan’a ihracatımızda %73,7 artış yaşanmıştır. C-19 salgının ikili ticaretimize etkisine bakıldığında; 2020 ilk on ayında Afganistan’a ihracatımızda % 16,2 artış gerçekleştiği (TÜİK verilerine göre), Afganistan’ın ithalatının bir önceki yıla göre % 24 azaldığı (Asya Kalkınma Bankası’na göre) ve ülkemizin Afganistan’ın ithalatından aldığı payın ise bu dönemde artmış olduğu görülmektedir. Sınırlarda ürün geçişlerine ilişkin kısıtlamalarda ise (Türkmenistan geçişleri dışında) salgın öncesi dönemdeki duruma dönmüş bulunmaktadır. Ayrıca, dış ticaretin, salgının yayılımı üzerindeki etkisinin çok sınırlı olduğunun anlaşılması sebebiyle, salgının ikinci ve üçüncü dalgalar şeklinde hızını artırması durumunda dahi ülkelerin salgının ilk döneminde ürün geçişlerine ilişkin aldıkları sıkı tedbirlere dönmeyeceği beklenmektedir. Ürün transferindeki kısıtlamaların ise, C-19 salgını döneminde ikili ticaretimizi etkileyen en temel unsur olarak öne çıktığı dikkate alındığında, talep tarafından ciddi bir daralma olmadığı sürece ikili ticaret hacmimizde Mart-Mayıs döneminde görülen daralmanın tekrarlanmasının düşük olasılık olduğu değerlendirilmektedir.

Fırsatlar bakımından, salgın süresince toplam harcamalar içinde kamu harcamaları payının artması beklenmekte olup, ilgili kurum, kuruluş ve özel sektör temsilcileriyle birlikte Afgan Hükümeti’nin mal ve hizmet alımlarının yakından takip edilerek, faal katılım sağlanmasının fırsatlar doğurabileceği değerlendirilmektedir. Ancak, kamu alımlarının şeffaf olmaması ve tedarik süreçlerindeki belirsizlikler, bu alandaki fırsatları sınırlandırmaktadır. İşadamlarımız tarafından iletilen soruların ve taleplerin muhteviyatı ile sayısı dikkate alındığında, Afganistan’daki iş fırsatlarına ilişkin işadamlarımızın ilgilerinde bir artış yaşandığı ve Türk iş adamları tarafından Afganistan’a gerçekleştirilen iş ziyaretlerinin sınırlı olsa da Temmuz ayı sonrasında tekrardan başladığı gözlemlenmektedir. Ayrıca, salgının ilk dönemlerinde kısmen veya tamamen durdurulan müteahhitlik projelerinin faaliyetlerine devam etmeye başladığı görülmektedir. Cari yılın ilk on bir ayı itibariyle otomotiv endüstrisi ihracatında %53,8, kimyevi maddeler ihracatında ise %47,1 makine ve aksamları ihracatında %36,4 seviyesinde artış gerçekleşmiş,; toplam ihracatta ise, geçen senenin aynı dönemindeki ihracat performansı yakalanmış ve ciddi miktarda üzerine çıkılmıştır. Mart, Nisan ve Mayıs aylarında ihracatımızın %60 seviyesinde azaldığı dikkate alındığında, salgın sürecindeki ihracat performansının dikkat çekici boyutta olduğu görülmekte olup, talep artışının yılın geri kalanında da devam etmesi beklenmektedir.

Tedarik zincirlerinin kesintiye uğramasından büyük ölçüde etkilenen Afganistan’da, salgın süresince ve sonrasında tedarik zincirlerinin güvenilir tedarikçi bakış açısıyla gerek özel sektör gerek kamu sektörü tarafından yeniden oluşturulmaya çalışıldığı gözlemlenmektedir. Nitekim, Afgan iş adamlarıyla yapılan görüşmelerde bu yöndeki değerlendirmeler ve beklentiler sıklıkla gündeme getirilmektedir. Afganistan tedarik zincirlerine girişte en önemli faktörlerden olan bilgiye erişim ve iletişim kanallarının geliştirilmesi açısından iki ülke iş adamlarının karşılıklı erişilebilir olması önem arzetmektedir. C-19 salgını sadece sınır kontrollerini artırması açısından riskler yaratmakla kalmayıp, aynı zamanda uluslararası işadamı hareketliliğini de olumsuz etkileyerek, Türk ve Afgan iş adamlarının karşılıklı olarak iletişimini ciddi oranda kısıtlamaktadır.

Afganistan Dış Ticaretinin Genel Görünümü

  Ülkenin Toplam İhracatı (bin $) Türkiye’nin Ülkeden İthalatı (bin $) Tr Pay (%) Ülkenin Toplam İthalatı (bin $) Türkiye’nin Ülkeye İhracatı (bin $) Tr Pay (%) Türkiye-Ülke Arası Toplam Dış Ticaret Hacmi (bin $)
2018 1.223.378 11.656 0,95 11.003.895 145.410 1,3 157.066
2019 Yıllık 2.312.444 12.980 0,95 7.037.757 148.685 2,1 161.665

 

  2019 Ülkenin Toplam İhracatı ($) 2020 Ülkenin Toplam İhracatı ($) 2019 Türkiye’nin Ülkeden İthalatı ($) 2020 Türkiye’nin Ülkeden İthalatı ($) 2019 Ülkenin Toplam İthalatı ($) 2020 Ülkenin Toplam İthalatı ($) 2019 Türkiye’nin Ülkeye İhracatı ($) 2020 Türkiye’nin Ülkeye İhracatı ($)
Ocak 74.196 74.715 2.449 1.425 644.223 480.446 7.768 6.090
Şubat 58.639 79.031 2.262 1.371 600.172 563.875 5.221 3.403
Mart 49.736 49.892 1.462 705 541.950 485.727 6.134 5.750
Nisan 59.923 1.649 555.817 6.875
Mayıs 52.859 1.816 586.080 6.340
Haziran 30.503 1.409 489.341 3.671
Temmuz 55.945 2.510 578.159 4.240
Ağustos 53.071 1.609 479.145 3.743
Eylül 99.751 804 533.897 4.168
Ekim 103.565 2.320 502.882 7.767
Kasım 119.460 3.669 626.569 5.221
Aralık 106.182 3.151 637.881 6.314
Toplam 863.833 203.640 25.111 3.529 6.776.781 1.530.049 65.535 15.245

Afganistan Aylık Dış Ticaretinin Görünümü

Ülkenin Dünyadan İthalatında İlk 10 Ürün
GTIP 8 Kodu** GGTIP 8 Adı (Türkçe) 2019 ($)

(Ocak- Mart)

2020 ($)

(Ocak- Mart)

201/2020 Değişim (%)
11010000 Wheat flour 172.469.355 104.446.509 -39
68010000 Çimento 59.856.647 82.722.486 38
27101220 Petrol 104.657.910 81.247.178 -22
90283000 Elektrik 70.664.060 71.866.302 2
17019100 Şeker 44.859.607 64.780.098 44
27101920 L05 – 62 diesel 84.183.766 59.325.664 -30
27112100 Likit Gaz 68.967.829 54.362.175 -21
53091900 Flax fabric 131.537.414 49.176.334 -63
15121900 Bitkisel Yağlar 115.648.951 41.896.655 -64
40121100 Araba Lastikleri 35.658.074
Ülkenin Dünyaya İhracatında İlk 10 Ürün
 GTIP 8 Kodu**  GTIP 8 Adı (Türkçe) 2019 ($)

(Ocak- Mart)

2020 ($)

(Ocak- Mart)

2019/2020 Değişim (%)
13021220 Bitkisel Özsu ve Hülasaları 33.397.644
08061000 Yaş Üzüm 587.724 28.694.596 4782
08042020 Kuru İncir 15.731.353 23.274.393 48
27011900 Kömür 16.933.916 16.641.705 -2
09102000 Safran 8.052.794 10.054.368 25
08028020 Pine cone 4.138.182 8.359.255 102
08081000 Elma 4.198.091 8.141.947 94
08025200 Kabuklu Fıstıklar 8.293.489 7.046.273 -15
08021200 Kabuklu Bademler 6.969.446 6.941.642 0
52030000 Pamuk 6.795.411 6.137.026 -10
Türkiye’nin Ülkeye İhracatında İlk 10 Ürün
GTIP 8 Kodu GTIP 8 Adı (Türkçe) 2019 ($)

(Ocak- Mart)

2020 ($)

(Ocak- Mart)

2019/2020 Değişim (%)
15121900 Ayçiçeği Yağı 3.034.686 1.458.112 -52
96019000 Bebek Bezi 3.434.072 1.004.444 -71
93033090 Av Tüfeği 1.537.402 895.331 -42
73090000 Çelik Depolama Tankları 599.833
88033000 Hava Taşıtları Parçaları 27.595 565.754 1950
83021000 Hinges 85.267 521.391 511
15152900 Mısır Yağı 512.383
30032000 İlaçlar 210.215 446.875 113
90283000 Elektrik Teçhizatı 423.862
62064000 Bayan Kıyafeti 437.493 414.161 -5

 

Türkiye’nin Ülkeden İthalatında İlk 10 Ürün
GTIP 8 Kodu GTIP 8 Adı (Türkçe) 2019 ($)

(Ocak- Mart)

2020 ($)

(Ocak- Mart)

2019/2020 Değişim (%)
8062000 Kuru Üzüm 2.316.885 805.584 -65
12092900 Diğer Tohumlar 599.836
41010004 Büyükbaş Hayvan Derisi 239.370 557.415 133
08021200 Kabuklu Badem 2.135.210 339.069 -84
57011000 El Dokuma Halı 174.565 262.784 51
12119090 Diğer Medikal Bitkiler 2.259 196.471 8597
05040000 Hayvan Bağırsağı 341.948 139.575 -59
09093100 Yeşil Kimyon 751 102.255 13510
08023200 Kabuklu Ceviz 286.699 858.95 -70
09102000 Safran 25.803 745.39 189

Kaynak: https://nsia.gov.af/service

İKİLİ TİCARİ İLİŞKİLER

Türkiye Afganistan’a ilaç, halı, elektrik kabloları, demir-çelik (inşaat), ilaç ürünleri, mücevherat ve bitkisel yağlar ihraç ederken Afganistan’dan ham deri, hayvan bağırsağı ve midesi, hayvansal-bitkisel hammaddeler ve haşhaş kenevir tohumu ithal etmektedir.

İkili ticarete tesir eden en büyük etmen, güvenliktir. Esasen bu konu, ülkenin tüm dünya ile ilişkilerini gölgelemektedir.

Bununla birlikte, NATO varlığına rağmen 2000’li yıllarda da hız kesmeyen radikalizm, yasadışı ticaret ve güvenlik zaafiyetleri; Afganistan’ın küresel ekonomiye entegrasyonunda karşılaştığı temel problemler olarak halen varlığını sürdürmektedir. Bu durum neticesinde Afganistan ile olan ikili ticaretimiz Afganistan’a yapılan dış yardımlar ve ülkedeki siyasi ortama bağlı olarak dalgalı bir seyir izlemektedir.

Afganistan’ın içerisinde bulunduğu iktisadi ve siyasi dönüşüm süreci de göz önünde bulundurularak yatırım ve danışmanlık hizmetlerinin Afganistan’ın yeniden imarı ve küresel entegrasyonu açısından büyük önem taşıdığı değerlendirilmektedir.

Afganistan’ın yaklaşık 1 trilyon dolarlık bir altın ve lityum rezervine sahip olduğu tahmin edilmektedir. Bu rezervlerin yanı sıra ülke; büyük petrol, kömür ve doğal gaz rezervlerine de ev sahipliği yapmaktadır.

Türkiye’nin günümüze kadar Afganistan’ın imarı için üstlendiği rol göz önünde bulundurulduğunda söz konusu rezervlerin çıkarılması, işlenmesi ve taşınması çerçevesinde ülkemiz firmalarının önemli bir avantaja sahip olduğu ve bu avantajın lehimize çevrilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

KARŞILIKLI YATIRIMLAR

  1. Afganistan’da Yatırım Ortamı

Ülkemiz yatırımcıları 2003 yılından itibaren Afganistan pazarında yatırımlarına ağırlık vermiş olup, yatırımların büyük çoğunluğunun müteahhitlik sektöründe yoğunlaştığı görülmektedir. Bununla birlikte, 2014 sonrası dönemde Afganistan’da özellikle ABD tarafından ihale edilen yüklenici projelerinde azalma görülmektedir.

Teşvikler

Afgan Hükümeti 2013 yılında onayladığı teşvik yasaları ile beş temel alanda uygulanacak teşvikleri ilan etmiştir. Bahse konu alanlar, sanayi, inşaat, ihracat geliştirme, tarım ve madenciliktir. Diğer taraftan, bahse konu alanlarda açıklanan teşvikler mevcut durum itibariyle henüz uygulamaya geçmemiştir.

Tarım ve Hayvancılık Alanında Yatırım Olanakları

Tarım faaliyetleri, Afgan nüfusunun en önemli geçim kaynağıdır. Tarımsal üretimin önemli kısmı, buğday başta olmak üzere, daha çok yurtiçi tüketime yönelik üretilen tahıllardan oluşmaktadır. Ülkede sulanabilir arazinin 1980’lerden günümüze yaklaşık olarak % 60 oranında azaldığı tahmin edilmekte olup ülke tarım ürünlerinde kendi kendine yeter bir ülkeden önemli bir tahıl, meyve ve sebze ithalatçısı ülke haline gelmiştir.

Afganistan ilkel yöntemlerin de etkisi ile tarımda kendine yeten bir ülke değildir ve yurtiçi ihtiyaçlarını karşılamak için gıda ithal etmesi ve gıda yardımı alması gerekmektedir.

1979 yılından sonra SSCB’ye karşı sürdürülen savaş ve bunu takip eden iç savaş, Pakistan ve İran’a mülteci akınına yol açmıştır. Bu durum da, tarımsal üretimi olumsuz yönde etkilemiştir.

Buğday, Afganistan’ın toplam tahıl tüketiminin % 80’den fazlasını oluşturan en temel tarım ürünüdür. Bununla birlikte; afyon üretimi de birçok Afgan vatandaşı için gelir kaynağı haline gelmiş durumdadır.

Öte yandan esas olarak kayısı ve bademden oluşan kuru yemiş ve fıstık ihracatı, en önemli yabancı döviz kaynağı olmaya devam etmektedir. Buna rağmen, söz konusu ihracat, Afgan kuru yemiş ihracatının dünyadaki pazar payının % 60’ını oluşturduğu 1980 yıllarındaki seviyesinden oldukça uzaktır.

Afganistan’ın önemli bir meyve üreticisi olması nedeniyle, ülkemizin meyve ve sebze komisyoncuları ile meyve suyu işletmecilerinin, Afgan çiftçilerine tecrübelerini aktararak destek olabilecekleri düşünülmektedir.

Türk tarım sektörünün Afganistan’a tecrübe aktarımı ile hem Afgan halkının geçimi desteklenmiş, hem de ülkemiz daha sağlıklı ürün ithal etme imkânı yakalamış olacaktır. Planlanacak projelerin uygulanması için, projenin takibi ve koordinasyonu konusunda görevli yeteri kadar Türk uzmanın Afganistan Tarım Bakanlığında üst seviyede danışman olarak katkı sağlaması mümkündür.

Ayrıca, ülkemizin gıda sektöründe faaliyet gösteren firmalarının, soğuk hava depoları kurmaları ve işletmeleri ile birlikte gıda işlenmesi ile ilgili makine ve teçhizat temini ve tecrübelerini paylaşmaları konusunda Afgan firmaları ile işbirliği yapılabilmeleri mümkün görülmektedir.

Diğer taraftan, Afganistan’da üretimi yapılan bazı meyveler yaş olarak Hindistan ve Pakistan gibi çevre ülkelere de ihraç edilmekte olup bu ürünlerin işlenerek daha fazla katma değer ile ihraç edilmesi bu alanda yapılacak yatırımlar ile mümkün olabilecektir.

Benzer şekilde, ülkemizin hayvancılık konusundaki tecrübesinin Afganistan Tarım Bakanlığına aktarılması ve hayvanların aşılanması ve ıslahına destek verilmesi halinde, hem Afganistan halkına ekonomik destek sağlanabilir, hem de ülkemizde oldukça gelişmiş olan deri ve hazır giyim sektörüne girdi olacak ham deri temini mümkün olabilecektir.

İnşaat Alanında Yatırım Olanakları

2003 yılından itibaren başta ABD olmak üzere, uluslararası donörler ülkede inşaat projeleri için milyarlarca dolar kaynak ayırmışlardır. İnşaat sektöründeki büyüme, yerel inşaat firmalarının da gelişmesine katkıda bulunmuş ve çok sayıda Afgan inşaat şirketi kurulmuştur.

Afgan firmaları sektörde genellikle alt yüklenici, taşeron olarak faaliyet göstermektedirler. Afganistan İnşaatçılar Birliği (Afghanistan Builders Association-ABA) sektörde faaliyet gösteren inşaat firmaları tarafından kurulmuş olan özel nitelikli bir dernek olup 500 kadar inşaat firması bu derneğe üyedir.

Uluslararası Koalisyon Birliklerinin 2014 yılı sonunda ülkeden çekilmeye başlamasının ardından, ülkedeki müteahitlik projelerinde önemli ölçüde bir azalma görülmektedir.

Bununla birlikte, ülkede inşaat malzemeleri üretimi genel olarak modern tesislerde yapılmamakta ve bu bağlamda özellikle çimento, asfalt, kapı pencere, boya, mermer, tuğla, beton, kiremit gibi inşaat malzemelerinde yatırıma ihtiyaç bulunmaktadır.

Bu kapsamda inşaat firmalarımız açısından potansiyel teşkil eden pek çok alan vardır. Bunlar;

  • Altyapı, üstyapı, yol, baraj, tünel, köprü, toplu konut, havaalanı, idari binalar,
  • Hidro-elektrik ve termik santrallerin imalatı, içme suyu, kullanma suyu ve sulama amaçlı baraj ve göletlerin inşası,
  • Petrol rafinerileri tesisleri, petrol depolama ve pompa istasyonları,
  • Su boru hatları, su arıtma tesisleri imalat ve montajı,
  • Enerji santralleri ve ulaştırma sistemleri,
  • Şehircilik, proje yönetimi, tasarım yönetimi ve müşavirlik hizmetleri

olarak sıralanabilir.

Madencilik Alanında Yatırım Olanakları

Afganistan doğal kaynaklar açısından zengin yataklara sahip olup petrol, doğalgaz ve kömür gibi enerji mineralleri, bakır, demir, altın, tuz gibi değerli ve yarı değerli madenler, cam, seramik, inşaat, kimya ve gübre sanayiinde kullanılan madenler, çimento yapımında kullanılan klinker, kireç taşı ve kil ile mermer yataklarına sahiptir. Amerikalı yetkililerin yaptığı açıklamalarda ve Sovyet işgali sırasında yapılan araştırmalarda, Afganistan’ın yaklaşık 1 trilyon ABD Doları değerinde keşfedilmemiş madeni kaynaklara sahip olduğu belirtilmekle birlikte, bunları gün ışığına çıkaracak ve işleyip ihraç edecek bir yapılanma bulunmamaktadır.

Madencilik konusundaki raporların çoğunluğu Sovyetler döneminden edinilen bilgilere dayanmaktadır. Ülkemizden bu sektöre ilgi duyulması halinde ülkemizin madencilik uzmanlarının var olan raporları gözden geçirerek yeniden değerlendirmesi gerekecektir.

Afganistan’da çıkarılan zümrüt gibi değerli taşların değerlendirilmesi için ülkemizin kıymetli taş işlemesiyle ilgili firmalarının Afgan firmaları ile iş birliği yapmasına yönelik fırsatlar mevcuttur.

Afganistan’ın en önemli doğal kaynaklarından birisi, 1967 yılında keşfedilen doğal gazdır. 1980’li yıllarda doğal gaz satışları yılda 300 milyon Doları bulmuş ve ülkenin ihracat gelirlerinin % 56’sını oluşturmuştur. Söz konusu ihracatın %90’ı SSCB’ye gerçekleştirilmiştir. SSCB’nin geri çekildiği 1989 yılından bu yana, doğal gaz üretimi de sekteye uğramıştır. Afganistan’ın yeniden yapılandırılması sürecinin sona ermesinin ardından, ülkenin eski doğal gaz gelirlerine kavuşabileceği tahmin edilmektedir.

Öte yandan, madenlerle ilgili yasal alt yapı, 2005 yılında çıkarılan Maden Yasası ile belirlenmiş olup bahse konu yasanın gözden geçirilmesine yönelik çalışmalar devam etmektedir.

Bununla birlikte, Taliban’ın Afganistan’da madencilik sektöründen ciddi yasadışı gelirler elde ettiği bilinmektedir.

Yasadışı ticaretle mücadele için olduğu kadar, Afganistan’ın yerel kaynaklarının optimum kullanımı ve ülkenin kalkınmasının sağlanması için de hükümetin madencilik sektörüne gerekli ilgiyi göstermesi gerekmektedir. Bu çerçevede, ülkemiz tecrübelerinin paylaşılabileceği ve önemli işbirliği adımlarının atılabileceği potansiyel bir alan bulunmaktadır.

Afganistan’da İş Yapma Ortamına İlişkin Genel Sorunlar

  • Güvenlik Tehdidi

Ülke genelinde süregelen güvenlik sorunu dolayısıyla, ülkede iş adamlarına yönelik kaçırma ve saldırı eylemleri ile karşı karşıya kalınmaktadır. Bu durum, Afganistan’a yönelik yatırımları caydıran önemli sorunların başında gelmektedir.

Benzer şekilde, Afganistan’a gönderilen malzemelerin nakliyesinde zaman zaman güvenlik nedeniyle sorunlarla karşılaşılabilmektedir.

Güvenliğin önemli bir sorun olmasının doğal sonucu olarak, sigortacılık sektörüne ilişkin maliyetlerin de oldukça yüksek olduğu görülmektedir.

  • Nitelikli İş Gücü Sıkıntısı

Ülkede yetenekli iş gücü sıkıntısı çekilmekte olup okuryazarlık oranı %50 seviyesinin altındadır. Afgan Hükümeti ülkede gerçekleştirilecek yatırımlarda Afgan işgücü ve mühendislerinin kullanılmasını talep etmekte, bununla birlikte, nitelikli işgücü sıkıntısı yaşanması bu talebin karşılanabilmesi hususunda güçlüklere sebebiyet vermektedir.

  • Altyapı ve İletişim Sorunları

Ülkede, Kabil, Herat, Mezar-ı Şerif, Kandahar ve diğer şehirler, plansız bir şekilde gelişmektedir.  Bu düzensiz şehirleşme; kanalizasyon, su tedariki, atık suların yönetimi, hava kirliliği gibi pek çok sorunu beraberinde getirmektedir.

Afganistan’ın en gelişmiş yerleşim yeri ve başşehri Kabil’de dahi belediye hizmetlerinin sunulması hususunda ciddi güçlükler yaşanmaktadır. Afganistan’da, caddeler ve sokaklar düzenlenmemiş, adres sistemi geliştirilememiştir.

Ayrıca, Afganistan’da yakın zamana dek yaklaşık 200.000 civarında sabit hat bulunmakta ve bu hatların çoğunluğu kamu kurumları tarafından kullanılmakta idi. Bu durum cep telefonu kullanımı dışındaki iletişim kanallarının yok denecek kadar az olmasına sebebiyet vermektedir. 2003-2014 arası yapılan yatırımlar neticesinde ancak yerleşim yerlerinin %90’ı mobil telefon iletişimine uygun hale getirilebilmiştir. 2,5 milyar Dolara yaklaşan altyapı yatırımları neticesinde bugün Afganistan’da 23 milyon cep telefonu kullanıcısı bulunmaktadır.

  • Bürokrasi ve Yolsuzluk Sorunu

Ülkede kanunların uygulanması ve bürokratik kanalların standart prosedürler dâhilinde kullanılması çerçevesinde; keyfi uygulamalar ve otorite boşluğu ile karşı karşıya kalınabilmektedir.

Bu kapsamda, Türk firmalarının, yerel firma ve personel ile yaptıkları işlemleri mutlaka yazılı anlaşmalara bağlamaları, sözlü işlem yapmamaya özen göstermeleri önem taşımaktadır.

  • Bankacılık Sorunu

Afganistan Bankacılık Sistemi’nin emekleme aşamasında olması nedeniyle ülkemizden mal satın almak isteyen Afgan tüccarlar her seferinde bizzat mal alımı için ülkemize gelmek zorunda kalabilmektedir.

Öte yandan, Afgan Bankaları’nın İran üzerinden Afganistan’a giriş yapan ürünlerin ihraç bedellerinin transferini gerçekleştirmeyi zaman zaman reddettikleri görülmektedir.

İki Ülke Yatırım İlişkilerinin Yasal Altyapısı

Ülkemiz ile Afganistan arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması (YKTK) Anlaşması, 10 Temmuz 2004 tarihinde imzalanmış olup 19 Temmuz 2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Afganistan’daki Türk Yatırımlarının Durumu

Afganistan’da faaliyet gösteren Türk sermayeli 3 adet firma tespit edilmiş olup söz konusu firmaların yatırım tutarı yaklaşık 184 milyon ABD doları değerindedir.

Afganistan’da bulunan yatırımcı firmalarımız ağırlıklı olarak inşaat sektöründe faaliyet göstermektedir.

Ülkemizdeki Afganistan Sermayeli Şirketler

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre, Afganistan’dan Türkiye’ye gelen uluslararası doğrudan yatırım bulunmamaktadır.

Diğer taraftan, ülkemizde 342 adet Afganistan sermayesine sahip şirket, bilgisayar, makine, deri işlemesi, ulaştırma-seyahat, eğlence, gayrımenkul, inşaat, mobilya, tekstil ve tarım gibi sektörlerde faaliyet göstermektedir.

Afganistan’da Müteahhitlik Sektörünün Durumu

Türk müteahhitlik firmaları Afganistan’da bugüne kadar 6,6 milyar dolar değerinde 701 proje üstlenmiştir.

Afganistan’da 2001 yılındaki müdahaleden itibaren özellikle NATO ve askeri tesis inşaatları konusunda ciddi seviyede proje üstlenmiş ve üstlenmeye devam eden Türk müteahhitlik sektörü, ilerleyen dönemlerde ise askeri tesislerin yan ısıra karayolu ve sulama-baraj benzeri altyapı projeleri de üstlenmeye başlamıştır. Afganistan’da 2,8 milyar dolarlık (%42,7) askeri tesis inşaatı ve 1,3 milyar dolarlık (19,5) karayolu projesi üstlenilmiştir.

Teknik Müşavirlik İstatistikleri: Afganistan’da 23,2 milyon $ değerinde 54 teknik müşavirlik projesi üstlenilmiş bulunmaktadır.

Maliye Bakanlığımız, Afganistan ile bir Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması imzalanması adına taslak teatisinde bulunmuştur. 6-8 Haziran 2016 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen ilk tur müzakereler olumlu geçmiş olup, Anlaşmanın bir bölümü üzerinde uzlaşılmıştır. İkinci tur müzakereler, tarafların mutabakata varacağı ileri bir tarihte gerçekleştirilecektir.

KARMA EKONOMİK KOMİSYON MEKANİZMASI

Türkiye ile Afganistan arasında Karma Ekonomik Komisyon (KEK) mekanizması, 10.06.2004       tarihinde imzalanan “Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması” ile kurulmuştur.

Bu çerçevede, Türkiye- Afganistan 1. Dönem KEK Toplantısı, 25-26 Nisan 2005 tarihlerinde, 59. Hükümet Bayındırlık ve İskan Bakanı Sayın Zeki Ergezen ile Afganistan Ticaret Bakanı Sayın Hedayat Amin Arsala eşbaşkanlığında Ankara’da gerçekleştirilmiştir.

Afganistan ekonomik gelişmişlik açısından En Az Gelişmiş Ülkeler arasında yer almakta olup, güvenlik sorunları nedeniyle de özel sektör yeterince gelişmemiş durumdadır. Bu nedenle, ticaret ve yatırım ilişkilerinin yanı sıra ağırlıklı olarak teknik işbirliği konularının görüşüldüğü KEK Toplantısı, Afgan Hükümetinin kalkınma çabalarının desteklenmesi bakımından ayrıca önem arz etmektedir.

Türkiye- Afganistan KEK mekanizması Türkiye tarafı eşbaşkanlığı İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu tarafından yürütülmekte olup KEK Toplantısı 9-10 Mayıs 2018 tarihlerinde Ankara’da  gerçekleştirilmiştir.

Türkiye-Afganistan KEK üçüncü toplantısının 2021 yılı ilk yarısı içerisinde Kabil’de gerçekleştirilmesi planlanmaktadır.

İŞ KONSEYİ

Türk Tarafı Başkanı: Süleyman CİLİV
Firma ve Ünvanı: 77 İnşaat ve Taahhüt A.Ş.
Kurum/Firma ve Ünvanı: Afganistan Ticaret ve Sanayi Odası, CEO
Muhatap Kuruluş: Afganistan Ticaret ve Sanayi Odası (ACCI)

DEİK/Türkiye-Afganistan İş Konseyi, Avrasya İş Konseyleri bünyesinde, 2002 yılında kurulmuştur. Afganistan’ın yeniden inşası sürecinde aktif rol oynayan Türk müteahhitleri, İş Konseyi’nin Yürütme Kurulu’nu oluşturmaktadır.

 

İş Konseyi, 11 Eylül olayları ve ABD’nin Afganistan operasyonu ile paralel olarak Afganistan’ın yeniden imarı sürecinde yer alabilmek amacıyla kurulmuştur. Konseyce uluslararası yardım ve finans kuruluşlarının yaratacağı olanaklar takip edilmekte ve Afganistan’da istikrarın kazanılmasıyla karşılıklı faaliyetlerin hızlandırılması planlanmaktadır.

Afganistan’da inşaat-müteahhitlik sektöründe faaliyet gösteren Türk firmalarının yararlandırılması ve işsizliğin ciddi boyutlara ulaştığı Afganistan’da, yeniden yapılanma çerçevesinde önümüzdeki yıllarda ağırlıklı olarak ihtiyaç duyulacak kalifiye inşaat işgücü eksikliğini gidermek için DEİK-İNTES işbirliğinde Afganistan’da meslek kursları açılması girişimleri, TİKA’nın mali destek sözüyle ivme kazanmıştır.

Zengin maden ve mermer kaynaklarına sahip Afganistan’da, çıkarma ve işletme konusunda Türkiye’nin tecrübesinden yararlanılması adına söz konusu sektörde faaliyet gösteren Türk firmalarının Afganistan’a yatırımcı olarak gitmesi konusunda İş Konseyi’nin çalışmaları devam etmektedir. 

ENERJİ

Afganistan, doğal kaynaklar açısından zengin yataklara sahip olup petrol, doğalgaz ve kömür gibi enerji minerallerine, bakır, krom, demir, altın, gümüş, tuz gibi mineral ve maden rezervlerine, cam, seramik, inşaat, kimya ve gübre sanayiinde kullanılan madenlere, çimento yapımında kullanılan klinker, kireç taşı ve kil ile mermer yataklarına sahiptir.

Afganistan genelinde 1.400’den fazla maden sahası ve işletilmemiş büyük maden alanları bulunmaktadır.

U.S. Geological Survey ve Afganistan Maden ve Sanayi Bakanlığı tarafından yayınlanan raporlara göre Amu Darya, Afghan-Tajik, Tripul (Herat) ve Kushka havzalarında petrol ve doğalgaz yatakları bulunmaktadır.

Petrol arama ve çıkarma çalışmaları ülkenin kuzeyindeki Amu Darya ve Afgan Tajik Havzaları ile sınırlı kalmış olup 1957-1989 yılları arasında 6 adet petrol ve 8 adet doğalgaz yatağı keşfedilmiştir.

Ülkenin kuzeyinde, 1,6 milyar varil ham petrol, 16 trilyon cubic feet doğalgaz rezervi ve 0,5 milyar varil likit doğalgaz rezervi bulunduğu tahmin edilmektedir. Keşfedilmemiş petrol yataklarının büyük kısmının Afghan-Tajik Havzasında, keşfedilmemiş doğalgaz yataklarının büyük kısmının ise Amu Darya Havzasında bulunduğu tahmin edilmektedir. Bu iki havzanın toplam büyüklüğü yaklaşık olarak 515.000 kilometre karedir. Petrol arama ve çıkarma çalışmaları ülkenin kuzeyindeki Amu Darya ve Afgan Tajik Havzaları ile sınırlı kalmış olup 1957-1989 yılları arasında 6 adet petrol ve 8 adet doğalgaz yatağı keşfedilmiştir.

Yapılan çalışmalara göre Afganistan’da yaklaşık 70 milyon ton kömür rezervi olduğu tahmin edilmekte olup ülkenin özellikle kuzeyinde Herat ve Badakhshan vilayetleri arasındaki bölgede kömür yatakları bulunmaktadır.

Diğer taraftan, güvenlik başta olmak üzere, altyapı, teknik imkân, ulaşım ağı ve yatırım sermayesi gibi unsurların eksikliği nedeniyle bilinen mineral rezervlerinin çoğundan yararlanılamamaktadır.

Türkmenistan-Afganistan-Pakistan-Hindistan Doğalgaz Boru Hattı (TAPI) Projesi

  • Türkmen gazını, Afganistan, Pakistan ve Hindistan’daki tüketicilere ulaştırmayı amaçlayan hattın 1.735 km uzunluğunda olması; 700 kilometrelik bölümün Afganistan’dan geçmesi ve yıllık 33 milyar metreküp doğalgaz taşıması planlanmaktadır.
  • Projenin maliyetinin yaklaşık 10 milyar dolar seviyesine çıkması beklenmektedir.
  • Türkmenistan devlet firması ve Konsorsiyum lideri Turkmengaz’ın 2015 Aralık ayı itibarıyla fiziki çalışmaları başlayan doğal gaz hattının, Ağustos 2018’de operasyonel hale getirilmesi planlanmaktadır.
  • Bahse konu boru hattı ile aynı zamanda Orta Asya gazının ilk kez Doğu Asya Ülkelerine ulaşmasına da imkân sağlayacaktır. Asya Kalkınma Bankası tarafından finansman sağlama kararı alınan projeye ABD de destek
  • Türkmenistan, Afganistan ve Pakistan’dan geçecek boru hattının yapımında Türk firmaların mühendislik, müteahhitlik, boru üretimi ve iş makineleri üretimi gibi alanlarda faaliyet gösterebilecekleri düşünülmektedir.
  • Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbangulu Berdimuhamedov, 6-7 Ağustos 2015 tarihlerinde ülkemizi ziyareti çerçevesinde görüştüğü Sayın Cumhurbaşkanımıza Türk işadamlarını Türkmenistan- Afganistan-Pakistan- Hindistan (TAPI) Doğal Gaz Boru Hattı Projesi’nde aktif olarak yer almaya davet etmiştir.
  • Japonya Başbakanı Shinzo Abe’nin 22-24 Ekim 2015 tarihleri arasında Türkmenistan’a gerçekleştirdiği ziyaret sırasında, TAPI projesi kapsamında kullanılacak olan Galkınış Gaz Yatağının geliştirilmesi ve inşaat işleri hakkında Türkmengaz devlet şirketi ile Japon şirketlerinden JGC, Mitsubishi, Chiyoda, Sojitz ile ülkemizin Çalık Grup ile Rönesans şirketlerinden oluşan Konsorsiyum şirketleri bir Çerçeve Anlaşma imzalamıştır.

CASA (Orta Asya – Güney Asya) 1000 Projesi

2007 yılında gündeme gelen ve uzunluğu 1000 km’yi aşan, iletim kapasitesinin 1300 MW olması öngörülen proje, Orta Asya’da (Kırgızistan ve Tacikistan) üretilecek elektriği Güney Asya’ya (Afganistan ve Pakistan) iletmeyi hedeflemektedir. Proje ile Afganistan ve Pakistan’ın gelişimine destek olunması amaçlanmaktadır. Pakistan’da yaşanan günde ortalama 4-5 saatlik elektrik kesintileri, barajlardaki aksaklıklar dolayısıyla günde 18 saati bulabilmektedir.

CASA Projesi, Dünya Bankası ve Asya Kalkınma Bankası tarafından desteklenmekte ve projeye, ABD’nin 15 milyon Dolar, Rusya’nın ise 500 milyon dolar destek vermeye hazır olduğu bilinmekte olup projenin fizibilite çalışmaları tamamlanmıştır.

Diğer Enerji Projeleri

Afganistan’ın nüfusu 2012 yılı istatistiklerine göre 25 milyon kişi,  mevcut enerji talebi ise 3.571 mw olup 15 yıl sonra ülke nüfusunun 33,6 milyon kişi, ülkenin enerji talebinin ise 4.703 mw olacağı tahmin edilmektedir.

Bu itibarla Enerji ve Su Bakanlığı’nın kısa dönem stratejisi mevcut tesislerin rehabilitasyonu, orta dönem stratejisi enerji ithalatı ve enerji transiti, uzun dönem stratejisi ise ülkenin kendi kaynaklarını inşa etme ve kırsal alanlarda yenilenebilir enerji tesislerinin kurulmasıdır.

Yeni Delhi Müşavirliğimizin katılım sağladığı İstanbul Süreci Teknik Grup Toplantısında ise Afgan yetkililerce, Kırgızistan-Tacikistan-Afganistan-Türkmenistan arasında kurulması planlanan elektrik iletim hattının Afgan Ekonomisi için önem arz ettiği ifade edilmiştir.

Diğer taraftan, ülkenin kuzeyinde (Tacikistan sınırında) bulunan Kokcha Havzası’nda yapımı planlanan Sooch, Robat, Shurabak, Kuchi, Artin Jelow, Dasht-i-Amani, Ghelawuk, Memkhed, Galavan, Kala Mamai barajları ile ilgili ön fizibilite çalışmalarına başlanmıştır.

Bölgesel Elektrik Projesi kapsamında ise, yüksek voltajlı enerji iletim altyapısının kurulması planlanmakta olup projenin amacı Tacikistan, Kırgızistan, Afganistan ve Pakistan arasında sürdürülebilir enerji ticaretinin oluşturulmasıdır.

Projenin tamamlanması ile Afganistan ve Pakistan’ın yaz aylarındaki enerji açığı probleminin aşılması, Afganistan ve Pakistan’da akaryakıta dayalı elektrik üretiminin azaltılması, Afganistan’ın enerji transit ülkesi konumuna gelmesi ve Kırgızistan ve Tacikistan’ın önemli bir gelir kaynağına kavuşması beklenmektedir.

ULAŞTIRMA

  1. Kara Ulaştırması

Afganistan’ı İpek Yolu’nun kuzey güney güzergâhında transit ülke yapacak yol projeleri yanında İran’ın Chabahar limanını Afganistan’a bağlayan karayolu; Çin’in Orta Asya üzerinden Afganistan’a bağlanması; Çin’in Pakistan’daki Karakurum otoyolu üzerinden Afganistan’a bağlanması gibi farklı ulaşım projeleri de devam etmektedir.

Salang Tuneli, Doğu Batı Koridoru Karayolu Projesi

1960’lı yıllarda inşası tamamlanan 2,6 km uzunluğundaki Salang Tüneli, Kabil’i Merkezi Asya’ya bağlayan önemli bir geçittir. Tünelin onarıma ihtiyacı bulunmakta olup bu yolu kullanan araçlar için özellikle kış mevsiminde ciddi riskler barındırmaktadır.

Salang Tuneli Projesi kapsamında, hâlihazırda kullanılmakta olan tünelin yanına yeni bir tünelin inşa edilmesi ve kuzeye doğru yaklaşık 218 km’lik çift şeritli bir yol yapımı planlanmaktadır. Projenin inşaat süresinin yaklaşık olarak 48 – 60 ay olacağı tahmin edilmektedir. Proje için tahmini olarak 650-1.150 milyon Dolar tutarında kaynağa ihtiyaç duyulmakta olup, projenin hayata geçirebilmesi için ABD, Asya Kalkınma Bankası ve USAID gibi donörlerin katkıları beklenmektedir.

Doğu Batı Koridoru Projesi kapsamında ise, Herat ile Bandi Salma arasındaki 155 km’lik, Bandi Salma ile Chighichiran arasındaki 220 km’lik ve Chighichiran ile Gardandewal arasındaki 330 km’lik yolların yapımı planlanmaktadır. Projenin toplam tahmini maliyetinin 432 milyon Dolar civarında olması öngörülmektedir.

Afgan Milli Demiryolu Projesi

Afganistan Demiryolları Otoritesi (ARA), 2012 yılında Bayındırlık Bakanlığı’na bağlı bir kamu kurumu olarak kurulmuştur. Afgan Devleti ekonomik gelişmenin sağlanması, bölgesel ticaretin geliştirilmesi ve ülkenin yer altı zenginliklerinin uluslararası pazarlarla buluşturulması amacıyla Afgan demiryolu ağının oluşturulmasına ve faaliyete geçirilmesine büyük önem atfetmektedir.

Diğer taraftan, halihazırda Afganistan’da sadece Heiratan ile Mezar-ı Şerif arasındaki 75 km’lik bir demiryolu faal durumda bulunmaktadır. Bu ilk demiryolu hattı 2011 yılında Özbekistan Milli Demiryolları’nın da katkısıyla açılmıştır.

Afganistan demiryolu projesi maden yataklarını kapsayacak şekilde konumlandırılmış olup, Afganistan tahmini olarak 1 trilyon Dolarlık maden rezervlerine sahip olmakla birlikte, özellikle demir ve bakır gibi madenlerin nakliyesini gerçekleştirecek altyapıya sahip değildir. Tahminlere göre ülkede, yıllık 58 milyon metric ton demir cevheri çıkarılma potansiyeli olup bu ürünlerin taşınması için demiryoluna ihtiyaç bulunmaktadır.

Ülke ayrıca, buğday, çimento ve gübre ithalatı için de yetersiz kara yollarına sahiptir. Bu açıdan da Afganistan’ın demiryolu ağını geliştirmesi ihtiyacı bulunmaktadır. Ayrıca, demiryolu ulaşımı Yeni İpek Yolu’nun canlandırılması açısından da önemlidir.

Afganistan hızla gelişen Güney Asya ülkeleri için önemli maden yataklarına sahip bir ülke konumundadır. Bu itibarla, demiryollarının bölgesel entegrasyonu Özbekistan, Kazakistan, Türkmenistan ve Tacikistan tarafından da desteklenmektedir. Demiryollarının entegrasyonu ile Merkez Asya’da bulunan ülkeler ürünlerini Afganistan üzerinden Hint Okyanusu’nda bulunan limanlara aktarabilecek ve böylece ürünlerinin küresel ekonomi ile buluşabilmesi için Baltık Denizi dışında yeni bir rotaya kavuşmuş olacaklardır.

Asya Kalkınma Bankası (ADB) Afganistan’ın demiryolu ağını geliştirme konusunda en önemli donör kurum konumundadır. Örneğin ADB Hayratan-Mezar-ı Şerif- demiryolu hattının 175 milyon Dolar tutarındaki bedelinin % 97’sini finanse etmiştir. Diğer taraftan, Hindistan Devleti, Kabil yakınlarındaki Haji Gak maden alanından demiryolu inşası ile ilgili olarak 1 milyar Dolar tutarında yardım teklif etmiştir.

Afganistan’da inşaatı planlanan demiryolu hattı ile ilgili olarak gelinen nokta hakkında özet bilgiler aşağıda sunulmaktadır.

  • Kolkhozobod – Panji Poyen (Tacikistan, 50km) ve Shir Khan Bandar –Kunduz (Afganistan, 61 km) Hattı: Önfizibilite çalışması tamamlanmıştır, fizibilite çalışması devam etmektedir.

Kuzey-Güney Demiryolu Hattı (Mazar-i-Sharif – Kunduz – Hajigak – Kabul – Aynak – Jalalabad (Afghanistan, 900 km) : Önfizibilite ve fizibilite çalışması tamamlanmıştır.

  • Jalalabad – Torkham (Afganistan, 75 km) – LandiKutal (Pakistan, 23 km) Hattı: Önfizibilite ve fizibilite çalışması tamamlanmıştır.
  • Gorani (Iran) – Herat (Afganistan) (62 km) Hattı: Projenin yaklaşık %58’i tamamlanmıştır.
  • Atamyrat – Imomnazar (Türkmenistan, 90 km) ve Aqina – Andkhoy – Sheberghan (Afganistan, 108 km) Hattı: 90 km’lik ilk kısmın inşaası devam etmektedir, 108 km’lik ikinci kısım için fizibilite çalışmaları yapılmaktadır.
  • Torgondi – Heart (Afghanistan, 100 km) Hattı: Ön fizibilite çalışması tamamlandı.

Lapis Lazuli Koridoru

Afganistan’la işbirliği yapılan önemli bir bölgesel proje de “Afganistan – Türkmenistan – Azerbaycan – Gürcistan – Türkiye Transit Taşımacılık Koridoru (Lapis Lazuli)”dir.

Lapis Lazuli Projesi ile, Afganistan-Türkmenistan-Hazar Denizi-Azerbaycan-Gürcistan arasında Karadeniz’deki limanlar kullanılarak veya Bakü-Tiflis-Kars demiryolu üzerinden Boğaz Köprüleri ve Marmaray aracılığıyla Avrupa’ya kadar uzanan bir transit koridor oluşturulması hedeflenmektedir.

Lapis Lazuli,  bir RECCA projesi olup, güzergahındaki beş ülke arasında ulaşım altyapısının arttırılıp maliyetlerin azalması ile birlikte, ülkeler arasındaki ticaret hacminin büyümesi ve ekonomik fırsatların genişletilmesi amaçlanmaktadır.

Projede son olarak, 28 Kasım 2016 tarihinde, Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani ile Türkmenistan Cumhurbaşkanı Kurbankulu Berdimuhamedov’un katılımıyla Akina Gümrüğü yakınlarından geçen demiryolunun açılışını yapmışlardır. Açılışta Cumhurbaşkanı Gani, ikinci adımın Şirkhan Gümrüğü ile Mezar-ı Şerif Vilayeti’nin bağlanarak Herat Vilayeti’ne demiryolu ile ulaşılması olduğunu ifade etmiş; ayrıca, yeni demiryolu ağları ile benzin ve gaz fiyatlarının da düşeceğini değerlendirmiştir.

Proje kapsamında Afganistan, Azerbaycan, Gürcistan, Türkiye ve Türkmenistan arasında Lapis Lazuli Transit, Ticaret ve Taşımacılık Güzergahı Anlaşması, Afganistan İçin Bölgesel Ekonomik İşbirliği Konferansı (RECCA) 7. Bakanlar Konferansı marjında 15 Kasım 2017 tarihinde Aşkabat’ta imzalanmıştır

Lapus Lazuli Transit Koridoru ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı  inisiyatifinde 2008 yılında başlatılan İpek Yolu – Kervansaray Girişimi’nin Kuzey ve Orta Rotası’na da katkı sağlanmış olduğunu not etmekte fayda görülmektedir.

Afganistan’ın 1. İş Forumu vesilesiyle gündeme getirmesi öngörülen yeni transit koridoru ile de İpek Yolu-Kervansaray Girişimimizin Güney Rotası’nda önemli bir merhale daha kat edilebileceği değerlendirilmektedir.

 

İlave Projeler

  • KTAİ Koridoru

KTAI Karayolu Taşımacılık Koridoru, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) bünyesinde Kırgızistan, Tacikistan, Afganistan ve İran arasında ticari ve ulaşım bağlarını kuvvetlendirmek amacıyla ortaya atılmıştır. EİT himayesinde ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı inisiyatifinde Türkiye, İran ve Pakistan arasında yürütülen İslamabad-Tahran-İstanbul (ITI) Karayolu Taşımacılık Koridoru ile bölge ülkeleri arasında ticari bağların güçlendirilmesi hedeflenmektedir.

 

ITI Koridoru’nda TIR Karnesi muhteviyatındaki yüklü araçlarla ilk nakliyatın yakın zamanda hayata geçirilmesi öngörülmektedir.

– TIR Konvansiyonu Hakkında Eğitim

Ülkemiz senede basılan 1,5 milyona yakın TIR Karnesi’nin yaklaşık %20’sini tek başına kullanarak, TIR Sisteminin uluslararası arenadaki en büyük paydaşı konumundadır.

Bu kapsamda, 20-23 Kasım 2012 tarihleri arasında 12 kişiden oluşan Afgan kamu ve özel sektör temsilcilerine gerçekleştirilen program dahilinde de Gümrük ve Ticaret Bakanlığının yapısı ve genel işleyiş şeması, TIR Sisteminin genel yapısı, TIR Karnesi işlemleri ve çalışma mekanizması, TIR Karnesi hamilinin sorumluluğu, takibat işlemleri, TIR işlemleri tebliği, garanti zincirinin işleyiş esasları, Ulaştırma U-NET Sistemi vb. konularında bilgiler verilip, Ankara Gümrük İdaresi ve Lojistik Üssü’ne de çalışma ziyareti gerçekleştirilmiştir.

Nitekim, söz konusu TIR Sistemi Eğitim Programı sonrasında, Afganistan Sanayi ve Ticaret Odası 4 Eylül 2013 tarihinde ulusal kefil kuruluş olarak yetkilendirilerek ülkede TIR Sistemi yeniden aktive edilmiştir.

Bu itibarla, TIR Konvansiyonuna 2013 yılında üye olan Afganistan’a Türkiye tecrübelerinin aktarımı konusunda, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin Afgan muhatabı ile biraraya gelmesi yönünde olabilecek taleplerin de karşılanabileceği düşünülmektedir.

  1. Hava Ulaştırması

Türk Hava Yolları’nın İstanbul’dan Kabil’e haftada 7, Mezar-ı Şerif’e ise 3 gün seferi bulunmaktadır.

  1. Lojistik

 Orta Asya cumhuriyetlerinden üçü (Özbekistan, Türkmenistan ve Tacikistan) ve İran, Pakistan, Çin ile sınırdaş olan Afganistan, Orta Asya ile Güney Asya’yı, Batı Çin ile Doğu İran’ı birbirine bağlayan bir geçiş noktasında bulunmaktadır.

Çin tarafından teklif edilen Yeni İpek Yolu rotaları içerisinde Afganistan stratejik bir yer edinme potansiyeline sahiptir. Bu duruma ilaveten, Orta Asya’dan Güney Asya’ya giden ve gitmesi planlanan bütün yolların Afganistan’dan geçmesi gerekmektedir.

Bu coğrafi gerçeklikten hareketle Taliban sonrası Afganistan yönetimi ve bu yönetimi güçlendirerek tek başına ayakta durabilecek güvenilir bir müttefik hâline getirmek isteyen ABD, Afganistan’a komşu olan Orta Asya Cumhuriyetleri, İran, Çin ve Pakistan gibi ülkeler, Afganistan’ı bölgesel ticaretin merkezi yapma yönünde politikalar başlatmışlardır.

Kaynak: Wall Street Journal

Özellikle 2006 yılından itibaren, Afganistan’da ve Afganistan’a komşu ülkelerde ulaşım alt yapısının tesisine ilişkin pek çok farklı proje gündeme gelmiş, adeta bir proje rekabeti başlamıştır. ABD’nin yürürlüğe koyduğu Büyük Orta Asya girişimi, Afganistan ve komşularındaki bu hareketlilikte önemli rol oynamıştır.

Ülkede boru hatlarının toplam uzunluğu 466 km’dir. Keyrabad ve Shir Khan ülkenin iki önemli limanıdır. 51 adet havaalanı bulunan Afganistan’ın en büyük havaalanı Kabil Uluslararası Havaalanı’dır. 11 adet helikopter alanı mevcuttur.

Dünya Bankası tarafından, gümrük uygulamaları, altyapı, uluslararası nakliyeler, lojistik yeterliliği, takip ve zamanındalık olarak 6 temel göstergenin ağırlıklı ortalamalarının alınarak ülkenin lojistik skorunun belirlendiği çalışmaya göre 2016 yılında Afganistan, 5 üzerinden 2.13 almıştır. Aynı listedeki dünya geneline ilişkin sıralamada Afganistan, 160 ülke arasında 150. sırada bulunmaktadır.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu

Reklamı Geç